ESS HL’de International Environmental Law Ne Kadar Gerekli?

ESS HL seçtiysen ve 2026 first assessment grubundaysan, muhtemelen kafanda aynı soru dönüp duruyor: International environmental law lensini gerçekten bilmek zorunda mıyım, yoksa bu daha çok “ekstra meraklılar için” bir yan konu mu?

Yeni syllabus ile gelen HL lenses yapısı, özellikle de international environmental law lensi, müfredatın içine güçlü bir hukuk boyutu ekliyor; bu da doğal olarak “Bunu bilmezsem sınavda kalır mıyım, Grade Boundary hedeflerim düşer mi, Internal Assessment ve Extended Essay için ne kadar detay gerekli?” kaygısını büyütüyor.

Bu yazı tam olarak bu kaygıyı azaltmak, beklentiyi netleştirmek ve sana pratik yön göstermek için var; kavramları sade bir dille açıklayacağız, international environmental law, treaty, convention, protocol gibi terimlerin ne anlama geldiğini, sınavda senden hangi düzeyde beklenebileceğini ve bu bilgiyi IA ile Extended Essay içinde akıllıca nasıl kullanabileceğini adım adım göreceksin.

ESS HL 2026 First Assessment Neleri Değiştiriyor?

Panelists at an EU conference discussing law and diplomacy.
Photo by Werner Pfennig

2026 first assessment ile birlikte ESS HL, yalnızca ekosistemler, enerji, su, iklim değişikliği ya da kentleşme gibi “klasik” konulara odaklanan bir ders olmaktan çıkıp, bu konuların arkasındaki sistemleri daha güçlü biçimde sorgulayan bir yapıya kayıyor.

HL seviyesinde gelen en önemli yenilik, üç adet HL lens üzerinden çevresel sistemlere bakma fikri; bu lensler arasında international environmental law yer alıyor, diğerleri ise genel olarak ekonomi ve etik/politika boyutlarını güçlendiriyor, böylece hem bilimsel hem de toplumsal tarafı birlikte düşünmen bekleniyor.

Bu yapı içinde international environmental law lensi, “ayrı bir hukuk dersi” değil, zaten çalıştığın başlıkların üzerine oturan bir bakış açısı; yani iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ya da transboundary pollution gibi konuları işlerken, aynı zamanda ülkelerin aralarında imzaladığı anlaşmaların ve uluslararası kurumların bu sürece nasıl yön verdiğini de düşünmen isteniyor.

ESS HL yapısı ve HL lenses: Hukuk bu resmin neresinde?

ESS HL’de temel içerik hala tanıdık başlıklar etrafında dönüyor; ekosistemler, su kaynakları, iklim değişikliği, enerji kullanımı, atık yönetimi, biyolojik çeşitlilik, gıda sistemleri, kentleşme gibi temalar ana omurgayı oluşturuyor, ancak HL öğrencileri için bu konulara üç farklı “lens” ekleniyor.

Bu lens yapısını şöyle düşünebilirsin, sanki aynı fotoğrafa üç farklı renk filtresi takıyormuşsun gibi, içerik aynı kalıyor fakat görünen detaylar değişiyor:

  • International environmental law lensi, devletlerin, şirketlerin ve uluslararası örgütlerin çevre üzerinde hangi hukuki kurallarla hareket ettiğini sorgulamana yardım ediyor.
  • Ekonomi temelli lens, kaynak kullanımı, maliyet, fayda ve incentives gibi kavramları öne çıkarıyor.
  • Etik ve governance odaklı lens, environmental justice, equity ve decision-making süreçlerine odaklanıyor.

Bu yüzden international environmental law lensi, “ek içerik” gibi hissettirse de, aslında halihazırda gördüğün konu başlıklarını daha sistemli ve kanıta dayalı biçimde tartışabilmen için tasarlanmış, ekstra bir yükten çok, argümanlarını güçlendiren bir çerçeve gibi çalışıyor.

International environmental law lensi tam olarak ne kapsıyor?

International environmental law kavramını basitçe, “ülkelerin çevreyi korumak için birbirleriyle anlaştıkları kurallar bütünü” olarak düşünebilirsin; bu kurallar genellikle yazılı anlaşmalar ya da zamanla oluşan teamül kuralları şeklinde karşımıza çıkıyor.

Bu lensin içinde özellikle şu terimleri tanıyor olman bekleniyor:

  • Treaties, conventions, protocols, agreements: Devletlerin imzaladığı yazılı uluslararası anlaşma türleri, bazen hepsi genel anlamda “treaty” olarak kullanılıyor, ESS HL seviyesinde aralarındaki farkı hukuki detay düzeyinde bilmek zorunda değilsin, ancak bunların devletler arasında bağlayıcı kurallar oluşturduğunu bilmen önemli.
  • Customary international law: Devletlerin uzun süre boyunca benzer şekilde davranmasından doğan, yazılı olmasa da kabul gören kurallar bütünü; örneğin, shared river kullanımında belli adalet ilkelerine uyma beklentisi gibi.
  • Organizations: Birleşmiş Milletler (UN), United Nations Environment Programme (UNEP) ya da UNFCCC gibi yapılar, uluslararası çevre süreçlerini koordine ediyor, konferanslar düzenliyor, rapor yayımlıyor.
  • Environmental governance: Kurumların, yasaların, politikaların ve aktörlerin birlikte çevreyi nasıl yönettiğini anlatan şemsiye kavram; yalnızca devletleri değil şirketleri, NGOs ve local communities gruplarını da içeriyor.

Daha akademik bir bakış görmek istersen, University of Michigan Law School’un international environmental law ve iklim ilişkisine dair analizini içeren bu makale, konunun daha üst düzey tartışmasını sunuyor: Delinking International Environmental Law & Climate Change.

IB, senden tüm bu kavramları hukuk fakültesi derinliğinde değil, ESS içeriğine bağlayabilecek kadar rahat ve doğru kullanmanı bekliyor.

ESS HL İçin Ne Kadar Uluslararası Çevre Hukuku Bilmeliyim?

Ana soru tam da burada şekilleniyor; “Ne kadar ayrıntı yeterli, nerede durmalıyım, sınav benim nerede olduğumu görmek istiyor?” diye düşünüyorsan, üç boyutlu bir hedef çizmek faydalı olur.

Bu üç boyutu şöyle özetleyebiliriz: temel kavramları tanımak, birkaç önemli anlaşmayı bilmek ve bu anlaşmaları analitik ve eleştirel bir dille yorumlayabilmek; bu seviyeye ulaştığında, international environmental law lensi seni zorlayan bir alan olmaktan çıkar ve argümanlarını güçlendiren bir avantaj haline gelir.

Bilmen gereken temel kavramlar: Treaty, convention, protocol ve daha fazlası

Sınavda çıkan bir metni okurken ya da Paper 2 essay sorusunu çözerken, kavramları gördüğünde zorlanmaman için bu terimlerin anlamını “işlev” üzerinden tanıman çok işine yarar:

  • Treaty: Devletlerin üzerinde uzlaştığı, imzalayıp onayladığı ve uymayı taahhüt ettiği yazılı uluslararası anlaşma türü.
  • Convention: Genellikle geniş katılımlı, belirli bir çevre sorunu ya da tema etrafında çerçeve kuran treaty türü, örneğin iklim ya da biyolojik çeşitlilik konularında olduğu gibi.
  • Protocol: Mevcut bir convention üzerine inşa edilen, detayları ve uygulama kurallarını belirleyen ek anlaşmalar; Montreal Protocol, ozone layer konusunda bu mantıkla çalışıyor.
  • Agreement: Bazen daha esnek, bazen daha hedef odaklı olabilen, farklı düzeyde bağlayıcılık içeren genel bir uluslararası anlaşma terimi.
  • Compliance: Taraf ülkelerin anlaşmada verdikleri sözlere ne kadar uyduklarını anlatan kavram, raporlama ve monitoring süreçleriyle bağlantılı.
  • Enforcement: Kurallara uyulmadığında devreye giren yaptırım, pressure ya da dispute settlement mekanizmalarını kapsayan başlık.
  • Jurisdiction: Bir devletin, mahkemenin ya da kurumun nerede ve kimler üzerinde karar verme yetkisine sahip olduğunu anlatan hukuk terimi.
  • Sovereignty: Devletlerin kendi toprakları ve doğal kaynakları üzerinde yetkili olduğu fikri, ama uluslararası anlaşmalarla bu yetkinin belirli kurallarla sınırlandığı da ESS açısından önemli.
  • Environmental justice: Çevre politikalarının ve zararların farklı toplum gruplarını adil ya da adaletsiz biçimde etkilemesini inceleyen kavram, equity ile yakından ilişkili.
  • Sustainable development: Bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama hakkını zedelemeyen gelişme anlayışı, pek çok treaty içinde guiding principle olarak geçiyor.

Bu terimleri, örneğin University of Cincinnati kütüphanesinin hazırladığı A Basic Guide to International Environmental Legal Research içindeki abbreviation ve terim listelerine bakarak da pekiştirebilirsin.

Birkaç önemli uluslararası çevre anlaşmasını bilmek neden yeterli olabilir?

ESS HL seviyesinde senden yüzlerce anlaşma bilmen beklenmiyor; aksine, 4–5 tane “temsil gücü yüksek” anlaşmayı gerçekten anlaman, sınavda çok daha işe yarar:

  • Montreal Protocol: Ozone layer’i incelten CFC gibi maddeleri sınırlamaya odaklanıyor, çok güçlü bir başarı hikayesi olduğu için ESS içinde “effective international cooperation” örneği olarak kullanılabiliyor.
  • Kyoto Protocol: Greenhouse gas emissions için geliştirilen ilk bağlayıcı hedef yapılarından biri, developed countries için quantitative targets getiriyor, carbon markets tartışmalarını tetikliyor.
  • Paris Agreement: Global temperature artışını 2°C’nin altında, mümkünse 1.5°C etrafında tutmaya çalışıyor, Nationally Determined Contributions (NDCs) üzerinden, mitigation ve adaptation stratejilerini ülke bazında tanımlamayı amaçlıyor.
  • Convention on Biological Diversity (CBD): Biyolojik çeşitliliğin korunması, genetic resources kullanımının adil paylaşımı ve sustainable use hedeflerini bir araya getiriyor.
  • CITES: Nesli tehlike altındaki türlerin ticaretini kontrol ederek illegal wildlife trade baskısını azaltmayı hedefliyor.

Paris Agreement örneğini düşün; climate change konusunu çalışırken oluşturduğun modeller, emissions scenarios, mitigation ve adaptation kavramları, bu anlaşmanın hedefleriyle çok doğal bir bağ kuruyor, bu sayede Paper 2’deki essay sorusunda, “Paris Agreement mitigation efforts” gibi somut bir örnek verdiğinde argümanın hemen daha inandırıcı hale geliyor.

Derin hukuk bilgisi değil, analitik düşünme bekleniyor

IB, ESS HL’de senden treaty metinlerini article article ezberlemeni değil, bu anlaşmaların neyi çözmeye çalıştığını, nerede başarılı olup nerede yetersiz kaldığını anlamanı istiyor.

Bunu Assessment Objective mantığıyla düşünürsen, kabaca şu beklentiler öne çıkıyor:

  • Temel kavram ve süreçleri tanıyıp doğru kullanman (knowledge and understanding).
  • Verilen data, map ya da case study içindeki hukuki bilgiyi kullanarak açıklama ve ilişkilendirme yapman (application).
  • Bir anlaşmanın farklı stakeholders grupları üzerindeki etkisini, equity ve environmental justice açısından tartman (analysis).
  • “Bu mekanizma ne kadar adil, ne kadar etkili, alternatif ne olabilir?” gibi sorulara dengeli argümanlarla cevap verebilmen (evaluation).

Bunu aklında tutmak için aşağıdaki küçük tablo işine yarayabilir:

ESS HL’de Gerekli OlanGerekli Olmayan
Anlaşmanın amacı ve kapsamını açıklayabilmekHer article numarasını ezberlemek
4–5 ana anlaşmayı örnek olarak kullanmakTüm uluslararası çevre anlaşmalarını bilmek
Equity, justice ve effectiveness yorumları yapmakTeknik hukuk prosedürlerini ayrıntılı bilmek

Gördüğün gibi, odak noktası avukat olmak değil, sistemsel düşünmek.

International Environmental Law ESS HL Sınavlarında Nasıl Çıkıyor?

International environmental law lensi, sınavda genellikle tek başına bir “hukuk sorusu” gibi gelmiyor, daha çok data, case study ya da policy tartışmalarının içine gömülü olarak karşına çıkıyor.

Özellikle HL öğrencisi olduğun için, Paper 1 ve Paper 2 içinde, bazen de HL’e özgü kısımlarda, describe, explain, compare, evaluate, discuss gibi command terms ile bu lensi kullanman bekleniyor.

Paper 1 ve Paper 2 sorularında neler bekleyebilirsin?

Paper 1’de karşına gelen case study sorularını düşün; bir COP toplantısından alınmış kısa bir metin, bir ülkenin emission trend grafiği ya da transboundary river pollution üzerine bir map verildiğinde, bunun yanında çoğu zaman bir treaty ya da protocol ismi de görebilirsin.

Bu tarz sorularda senden genellikle şu adımları yapman bekleniyor:

  • Metin, grafiği ya da tabloyu dikkatle okuyup, hangi environmental issue’nun gündemde olduğunu anlamak.
  • Söz konusu issue ile ilişkili international environmental law framework’ünü tanımak, örneğin ozone ile Montreal Protocol, iklimle Paris Agreement bağını kurmak.
  • Describe ya da explain komutuyla, anlaşmanın amaçlarını ve mekanizmalarını, verilen data ile bağdaştırarak yazmak.
  • Evaluate ya da discuss komutuyla, bu mekanizmanın farklı stakeholders grupları için ne kadar adil, uygulanabilir ve etkili olduğunu tartışmak.

Örneğin, bir soru, “Bir ülkenin Paris Agreement kapsamındaki NDC taahhütleri ile gerçek emission trendlerini karşılaştırarak, equity ve environmental justice açısından değerlendir” tarzı bir prompt içerebilir; bu durumda hem climate data’yı okuman hem de international environmental law lensini kullanarak fairness yorumu yapman beklenir.

Essay tarzı sorularda international environmental law kullanmak

Paper 2’deki longer answer ve essay sorularında, international environmental law lensi senin için ciddi bir “puan fırsatı” yaratır, çünkü soyut argüman yerine somut örnekler sunma şansı verir.

Basit bir mini yapı kullanabilirsin:

  • Claim: Örneğin, “Global climate change ile mücadelede international environmental law tek başına yeterli değildir, fakat coordination ve accountability için gereklidir” gibi net bir iddia kurarsın.
  • Explanation: Bu iddianın gerekçesini, mitigation ve adaptation kavramları, national policies, economic constraints ve political will gibi unsurlarla açıklarsın.
  • Example: Paris Agreement, Kyoto Protocol ya da Montreal Protocol gibi bir veya iki anlaşmayı, amaçları, mekanizmaları ve başarı/başarısızlık yönleriyle örnek olarak kullanırsın.
  • Evaluation: Son bölümde, bu örneklerin equity, environmental justice ve long-term sustainability açısından ne kadar yeterli olduğunu tartışarak dengeli bir conclusion yazarsın.

Bu yapı içinde, hukuki örnekler argümanını hem daha somut hem de daha “HL seviyesine uygun” gösterir; istersen international environmental law ile iç hukuk ilişkisini tartışan Santa Clara Law makalesine de göz atıp bakış açını genişletebilirsin: The Relationship Between Domestic and International Environmental Law.

International Environmental Law Bilgini IA ve Extended Essay İçin Akıllıca Kullanmak

International environmental law lensi yalnızca written exams için değil, Internal Assessment ve Extended Essay süreci için de güzel fırsatlar sunuyor; fakat burada denge çok önemli, çünkü IA ve EE hukuki tartışma makalesi değil, çevresel sistemleri veriye dayalı inceleyen akademik çalışmalar.

Bu yüzden hukuk boyutunu, konuna uygun bir “background framework” gibi kullanmalı, ana odağı ise ölçülebilir veriler ve analizde tutmalısın.

Internal Assessment araştırma sorunu hukuki çerçeve ile nasıl zenginleşir?

IA genellikle local ya da school-based bir çevre sorunu etrafında dönüyor; hava kalitesi, su kirliliği, atık yönetimi, gürültü, soil contamination gibi başlıklarda veri toplayıp analiz yapıyorsun.

International environmental law burada iki noktada işe yarar:

  • Background kısmında, yerel sorunu global context’e bağlayabilirsin; örneğin şehir içi air pollution konusunu çalışıyorsan, iklim politikaları ve Paris Agreement bağlamına kısaca değinerek, local emissions ile global targets arasındaki ilişkiyi gösterebilirsin.
  • Discussion bölümünde, bulduğun sonuçların, ilgili ülkenin taraf olduğu anlaşmalarla ne kadar uyumlu olduğunu tartışabilirsin; “compliance” ve “implementation gap” gibi kavramlar burada anlamlı hâle gelir.

Ama IA araştırma sorusunu, “Bu ülke Paris Agreement’a ne kadar uyuyor?” gibi tamamen hukuki ya da policy odaklı bir soruya çevirdiğinde, veri toplama ve analysis boyutunu zayıflatmış olursun; bu da IA rubriğinde sana avantaj getirmez, çünkü IB IA’yı numbers, methods ve evaluation üzerinden değerlendirir.

Extended Essay konularında international environmental law kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

Extended Essay için konu seçerken, international environmental law çok cezbedici bir alan gibi görünür, fakat “International environmental law iklim değişikliği ile mücadelede ne kadar etkilidir?” gibi aşırı geniş bir soru seni hem kaynak hem de derinlik anlamında zorlar.

Daha akıllıca olan yaklaşım, sorunu daraltmaktır:

  • Tek bir anlaşma ya da dar bir grup anlaşma seçmek (örneğin sadece Paris Agreement).
  • Belirli bir ülke ya da bölgeye odaklanmak.
  • Net bir environmental indicator kullanmak, örneğin CO₂ emissions, renewable energy share, deforestation rate gibi.

Mesela, “Paris Agreement kapsamındaki NDC hedefleri ile X ülkesinin 2005–2025 CO₂ emission trendleri arasındaki uyumu değerlendirmek” gibi bir soru, hem veri analizine izin verir hem de international environmental law lensini doğal biçimde entegre eder.

Kaynak ararken, .edu uzantılı üniversite sitelerinde environmental law bölümlerinin sayfalarına bakman faydalı olur; örneğin Harvard University ya da UC Berkeley sitelerinde çevre hukuku veya sustainability merkezlerine ait kısa policy briefs ve working papers bulabilirsin, daha detaylı hukuk analizleri için Columbia Law School ve Yale University sayfaları da işine yarayabilir.

Unutmaman gereken nokta, academic integrity ve citation; kullandığın her kaynağı, okulunun istediği citation style’a göre düzgünce referans göstermeli, Extended Essay metninde kendi kelimelerinle özet yapmalı, copy-paste’tan kesinlikle kaçınmalısın.

International Environmental Law Öğrenmeyi Kolaylaştıracak Çalışma Stratejileri

International environmental law kulağa biraz “soğuk” ve soyut gelebilir, özellikle de hukukla ilk kez bu kadar iç içe geçtiğini hissediyorsan; fakat doğru çalışma yöntemleriyle, bu lensi parça parça ve yönetilebilir şekilde öğrenmek mümkün.

Buradaki amaç, kavram ve anlaşmaları salt liste gibi ezberlemek yerine, hikâyeler, görseller ve örnekler üzerinden beyninde kalıcı bağlantılar kurmak olmalı.

Anlaşmaları hikâye gibi öğren: Amaç, aktörler ve sonuçlar

Her bir anlaşmayı, “problem, çözüm denemesi, aktörler, sonuçlar” formatında hikâyeleştirdiğinde, uzun listeler ve maddeler yerine anlamlı bir akışla karşılaşırsın.

Montreal Protocol için şöyle bir yapı kurabilirsin:

  • Problem: CFC kullanımı, ozone layer üzerinde büyük bir thinning etkisi yaratıyor, UV exposure artıyor, sağlık ve ecosystem riskleri yükseliyor.
  • Çözüm: Devletler bir araya gelip, CFC üretimi ve kullanımını azaltmayı hedefleyen bir protocol üzerinde uzlaşıyor, belirli tarihlerde phasedown planları yapılıyor.
  • Aktörler: UN, bilim insanları, governments, chemical industry, NGOs.
  • Sonuçlar: Ozone layer yavaşça iyileşme gösteriyor, Montreal Protocol sık sık “başarılı international environmental law örneği” olarak anılıyor.

Bu tür hikâye formatı, Treaty metnini article düzeyinde ezberlemekten çok daha kalıcı olur; aynı yaklaşımı Paris Agreement, CBD ve CITES için de uyguladığında, sınavda recall ve evaluation soruları çok daha akıcı gelir.

Zihin haritaları, timeline ve kavram ağları ile çalışmak

International environmental law içindeki tarihsel gelişimi ve kavramlar arası bağlantıları görmek için, zihin haritaları ve timeline kullanmak çok faydalı; bu sayede tek tek dağınık bilgiler yerine, network şeklinde bir resim elde edersin.

Çalışma planında şunları deneyebilirsin:

  • Basit bir timeline üzerinde Stockholm Conference, Rio Summit, Kyoto Protocol, Paris Agreement gibi önemli milestones noktalarını işaretleyip, her birinin altına 2–3 kelimelik notlar yazmak.
  • Bir concept map hazırlayıp, merkezde “international environmental law” yazıp, etrafına mitigation, adaptation, precautionary principle, polluter pays principle, environmental justice gibi kavramları yerleştirip aralarındaki okları çizmek.
  • Bu görselleri, textbook notların ve öğretmen sunumlarınla birleştirip, kendi “kişisel syllabus” haritanı çıkarma alışkanlığı kazanmak.

Precautionary principle ve polluter pays principle gibi ilkelerin hukuk içindeki kullanımına dair daha ileri seviye bir örnek görmek istersen, LSU Law tarafından hazırlanan The Precautionary Principle sayfasına göz atman, ESS’de gördüğün temel ilkeleri biraz daha geniş bağlama oturtmana yardım edebilir.

Örnek makaleler ve .edu kaynakları ile okuma pratiği

International environmental law terimlerine alışmanın en hızlı yollarından biri, kısa akademik ya da yarı akademik metinleri düzenli olarak okumak ve kendi kelimelerinle özet çıkarmaktır.

Bunun için:

  • Law school’ların open-access makalelerine bakabilir, örneğin Lewis & Clark Law School’un international environmental law üzerine yazısını içeren Reimagining International Environmental Law makalesini inceleyebilirsin.
  • Okuma yaparken, bilmediğin her terimi ayrı bir listeye yazıp, yanına Türkçe açıklamasını ve ESS ile bağlantısını ekleyebilirsin.
  • Metni bitirdikten sonra, bir sayfalık “ESS bağlantısı” özeti çıkararak, burada geçen hangi fikirlerin climate change, biodiversity loss ya da pollution konularıyla ilişkili olduğunu not edebilirsin.

Bu tarz okuma pratiği, hem Extended Essay için akademik dile alışmana yardım eder hem de ESS HL sınavında daha rahat ve hızlı okuma yapmanı sağlar.

Sonuç: International Environmental Law Düşman Değil, Güçlü Bir Lens

Geldiğimiz noktada ana mesaj netleşiyor; evet, international environmental law bilmek bir ESS HL öğrencisi için gerekli, fakat senden beklenen seviye hukuk fakültesi düzeyi değil, çevresel sistemleri daha net görmeni sağlayan güçlü bir lens seviyesi.

Kendine basit bir hedef seti koyabilirsin: temel terimleri doğru anlamak ve kullanmak, birkaç ana international treaty’yi amaç ve kapsam açısından iyi bilmek, bu anlaşmaları essays, case studies ve IA/EE içinde kullanarak analitik ve eleştirel değerlendirme yapabilmek.

Bu lensi akıllıca kullandığında, Grade Boundary hedeflerini destekleyen, argümanlarını daha sağlam ve özgüvenli gösteren bir avantaja sahip olursun; planlı çalışır, hikâyeleştirme, görselleştirme ve kısa akademik okuma rutinlerini hayatına dahil edersen, 2026 first assessment sürecinde international environmental law kısmı seni korkutmak yerine, seni diğer adaylardan bir adım öne taşıyan bir alan hâline gelebilir.

Kendine zaman tanı, kavramları parça parça yerleştir, örnek anlaşmaları tekrar tekrar kullan ve her seferinde “Bu anlaşma hangi problemi çözmeye çalışıyordu, ne kadar başarılı oldu, kimleri nasıl etkiledi?” sorularını sormayı alışkanlık haline getir; bunu yaptığında, hem sınavda hem de IA ve Extended Essay çalışmalarında bu lensin ne kadar işine yaradığını göreceksin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir