IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
IB derslerini seçerken hem üniversiteyi düşünmek hem de “bu dersi gerçekten sevecek miyim?” kaygısı aynı anda geliyor. Özellikle IB Economics ve Business Management ikilisini yan yana görünce, akılda tek bir soru beliriyor:
“İkisini birden alırsam, Oxford, LSE, Harvard gibi okullar bunu artı mı, eksi mi yoksa tamamen nötr mü görür?”
Kısaca hatırlatalım:
IB Economics, daha çok teori, piyasa yapısı ve government policy tarafında durur.
IB Business Management ise, firm içindeki kararlar, strategy ve people management üzerine odaklanır.
Bu yazıda, teknik jargona boğmadan ama ciddiyeti koruyarak şunları göreceksin:
Önce bu iki dersin aslında ne yaptığını netleştirmek rahatlatır. İkisi de Group 3 içinde, ikisi de “sosyal bilim” etiketiyle geliyor, ama odakları farklı.
IB Economics, ekonomiyi toplum ve devlet düzeyinde okutur. Piyasalar, fiyatlar, gelir dağılımı ve government policy gibi konular masaya gelir.
IB Business Management ise, tek tek firm’ların nasıl karar verdiğiyle ilgilenir. Bir şirketin marketing stratejisi, operations planı, finance kararları ve human resources politikaları öne çıkar.
IB Economics programı microeconomics ve macroeconomics olarak ikiye ayrılır.
Microeconomics, tek tek firm ve tüketicilerin nasıl davrandığını inceler. Örneğin:
Macroeconomics ise daha büyük fotoğrafa bakar. Burada:
gibi kavramlarla uğraşırsın. “Bir ülkede neden yüksek işsizlik var?” ya da “government policy ile growth nasıl desteklenir?” gibi sorulara cevap ararsın.
Ayrıca syllabus’ta market failure, externalities, income inequality gibi başlıklar da önemli yer tutar. Grafikleri okumak, çizmek ve yorumlamak günlük rutinin olur. Data response sorularında küçük veri setlerini analiz edip theory ile bağ kurman beklenir.
Internal Assessment kısmında ise economics commentary yazarsın. Gerçek haberlerden seçtiğin makaleleri alır, teoriyle ilişkilendirir ve policy değerlendirmesi yaparsın. Özellikle HL Economics’te quantitative analysis daha yoğundur, biraz daha fazla hesap ve matematiksel düşünme gerekir.
Bu ders, analitik düşünme, grafik yorumlama, data analysis ve academic writing becerilerini güçlü biçimde geliştirir. Üniversitede economics, PPE, international relations, public policy gibi alanları düşünenler için sağlam temel sağlar.
IB Business Management, “Bir firma gerçek hayatta ne yapıyor?” sorusuna cevap veren bir ders gibi düşünebilirsin. Teori var ama çoğu şey case study üzerinden anlatılır.
Core units genelde şu alanlar etrafında döner:
Ders boyunca decision-making models, SWOT, Ansoff Matrix, Boston Matrix gibi araçların diline alışırsın. Sınavlarda da gerçek ya da gerçekçi şirket case’leri üzerinden analiz yaparsın.
Internal Assessment’da genellikle gerçek bir işletme seçersin ve o işletmenin, örneğin “yeni bir markete girip girmemesi” ya da “yeni bir ürün çıkarması” gibi bir kararını incelersin. Rapor formatında yazılan bu çalışma, business report writing pratiği kazandırır.
Genel olarak IB Business Management, uygulamaya daha yakın bir derstir. Teoriyi bilirsin ama sürekli “Bu gerçek bir şirkette nasıl işler?” diye düşünürsün.
İtiraf etmek gerek, iki ders arasında bazı overlap noktaları var. Özellikle:
her iki derste de karşına çıkar. Fakat bakış açıları farklıdır.
Economics, “Bu piyasa yapısı toplum için iyi mi, government policy ne yapmalı?” diye sorar. Market failure, inequality, welfare gibi kavramlarla uğraşır.
Business Management ise, “Bu piyasa yapısında firm nasıl bir strategy kurmalı, hangi pricing method daha mantıklı?” sorusuna odaklanır.
Üniversiteler bu overlap’i genelde büyük bir problem olarak görmez. Onlar için önemli olan, senin bu iki dersi nasıl kullandığın ve başvuru dosyanda bu seçimi nasıl anlattığındır. Personal statement veya essay içinde mantıklı bir hikâye kurabildiğin sürece, “çok benzer iki ders aldım, kötü mü oldu?” paniğine gerek yok.
Artık asıl merak edilen yere gelelim. Oxford, LSE, Harvard gibi okullar gerçekten neye bakıyor?
Genel mantık, üç ana kavram etrafında döner: subject relevance, academic rigour ve breadth and depth.
Üniversiteler, IB transcript’ine bakarken, senin seçtiğin derslerin hedeflediğin bölümle ne kadar uyumlu olduğuna ve derslerin zorluk seviyesine dikkat eder. Aynı zamanda, çok dar bir alana sıkışıp kalıp kalmadığına da bakarlar.
Resmi kurallar ve güncel puan istekleri her yıl ufak değişebilir; bu yüzden, en doğru tabloyu her zaman hedef okulunun admissions sayfasından görürsün. Mesela, ABD’de seçici bir okul olan Harvard’ın international applicants sayfası, IB de dâhil olmak üzere genel beklentiyi açıklar: Harvard College International Applicants.
Üniversitelerin kafasında kabaca üç soru vardır:
Economics + Business kombinasyonu, özellikle business, economics, management, finance, international business gibi bölümlere başvururken mantıklı görünür. “Ben bu alana gerçekten ilgi duyuyorum ve iki farklı açıdan çalıştım” mesajı verir.
Ama tek başına mucize yaratmaz. Predicted grade’lerin, final IB score’un, Grade Boundary’lerin nereye oturduğu ve diğer HL derslerin en az bu kadar önemlidir.
Özetle, universities genelde “Bu kombinasyon mantıklı mı, yeterince zor mu ve öğrenci bunu taşıyabiliyor mu?” diye bakar.
UK’de economics veya economics and management okumak isteyen IB öğrencileri için kilit kelime çoğu zaman Mathematics’tir.
Oxford ve LSE gibi okullarda:
Yani, Oxford’ta Economics and Management hayalin varsa, universitenin Economics + Math kombinasyonunu Business Management’ten önce düşündüğünü rahatça söyleyebiliriz. Business Management ise, management veya business ağırlıklı programlarda hoş bir artı olabilir, ama çoğu zaman şart değildir.
Bu yüzden, hedef programın official entry requirements ve “IB requirements” kısmını tek tek okumak çok önemli. Özellikle pure economics, economics and philosophy veya PPE tarzı programlarda, “Math düzeyim yeterince yüksek mi?” sorusuna dürüst cevap vermen gerekir.
ABD’de Harvard, Columbia, Penn gibi üniversiteler “holistic” veya “whole-person review” yaklaşımı kullanır. Bu, şu demektir: Sadece IB score’una bakmazlar, bütün profilini birlikte incelerler.
Genelde şu parçalar devrededir:
Economics + Business kombinasyonu, eğer notların yükseksen, iyi HL dengesine sahipsen ve ders dışı faaliyetlerin de aynı alanla ilişkiliyse, çoğu zaman olumlu ya da en azından nötr görünür.
ABD okulları IB Business Management hakkında çok net “almayın” diyen kurallar koymaz. Fakat economics, finance, data-heavy majors gibi bölümler için quantitative hazırlığa dikkat ederler. Yani yine Math seviyen, bakılan ilk şeylerden biridir.
Bazı üniversiteler, lisedeyken aşırı dar uzmanlaşmayı çok sevmez. IB Diploma zaten öğrencinin hem science hem language hem social science görmesini hedefler.
Economics + Business gibi iki benzer social science dersi alırken:
profili daha dengeli gösterir.
Üniversiteler, “two similar social sciences” durumunda genelde şuna bakar: Bu öğrenci tamamen tek bir alana mı sıkışmış, yoksa hâlâ belli bir genişlik var mı? Yanına eklediğin Math, Science ve Language dersleri dengeyi sağlıyorsa, Economics + Business kombinasyonu tek başına sorun olmaz.
Şimdi artı ve eksi tarafları açıkça konuşalım. İki dersi birlikte almak bazı öğrenciler için harika çalışırken, bazıları için gereksiz yük ya da yanlış sinyal olabilir.
Business, economics, management, international business veya finance gibi programları hedefliyorsan, Economics + Business seçimi çok tutarlı bir mesaj verir.
Internal Assessment ve Extended Essay ile bu tutarlılığı daha da güçlendirebilirsin. Örneğin:
Bu sayede, personal statement veya motivation letter içinde şöyle bir hikâye anlatabilirsin: “Aynı firmayı hem market perspective hem firm içi decision-making açısından inceledim ve bu süreçte hem theory application hem de gerçek data ile çalışma becerisi kazandım.”
Interview’da da, spesifik örneklerle konuşabildiğin için daha özgüvenli hissedersin.
IB Economics ve Business Management, birlikte alındığında gayet zengin bir skill set ortaya çıkarır.
IB Economics tarafında:
güçlenir.
IB Business Management tarafında ise:
becerileri gelişir.
Hem EE hem Internal Assessment süreçlerinde academic writing, referencing, research skills ve time management konusunda ciddi deneyim kazanırsın. Üniversitede, özellikle business, economics ve social sciences bölümlerinde bu beceriler çok işe yarar.
Her güzel kombinasyon gibi, burada da riskler var.
İlk risk, akademik genişlik tarafında. Economics + Business aldığında, Group 3 içinde iki hakkını da benzer alandan kullanmış olursun. Üçüncü güçlü social science yerine, iki benzer derse zaman ayırıyor olman bazı okulların gözünde hafif dar bir profil gibi görünebilir.
İkinci risk, Mathematics seviyesi. Özellikle top universities için, HL Mathematics veya en azından Mathematics: Analysis and Approaches alıp almaman çok kritik olabilir.
Pure economics gibi programlarda, SL Mathematics + Business HL kombinasyonu, HL Math yerine geçmez ve bu ciddi bir dezavantaj yaratabilir.
Üçüncü risk, workload ve stres. Her iki derste de:
bir araya gelince, zaman yönetimi zorlaşır. Üstelik iki derste de high level performance hedefliyorsan, zihinsel yorgunluk artar.
Üç tip profil düşünelim.
Kesin reçete yok; asıl önemli olan, hedef programının ne beklediğini bilip, kendi güçlü yönlerinle uyumlu bir set kurmak.
Ders seçimi masa üstünde basit görünür ama psikolojik baskısı yüksektir. “Tek atışta mükemmel kombinasyonu bulmam lazım” hissi yorucu olabilir. Gerçekte, tek bir doğru kombinasyon yok, sadece daha akıllı seçimler var.
Önce bir kâğıt alıp şunları yazman işini çok kolaylaştırır:
UK için subject-specific beklenti genelde daha nettir. Economics istiyorsan, HL Mathematics ve HL Economics neredeyse standart haline gelir.
US için ise, profil biraz daha geniştir; ama yine de target majors ile uyumlu subjects görmek isterler.
Basit bir mini checklist tutabilirsin:
HL seçimlerin, universities için “Bu öğrenci kendini ne kadar zorladı?” sorusunun direkt cevabıdır.
Tipik HL seçenekleri:
Economics, finance veya quantitative majors tarafına ilgin varsa, HL Mathematics neredeyse vazgeçilmez hale gelir. Business ağırlıklı programlarda bile, iyi bir Math geçmişi sana hem admissions hem de üniversitedeki derslerde büyük avantaj sağlar.
İki sosyal bilimi birden HL almak (HL Economics + HL Business Management) workload’u yükseltir ve Math’i SL’de bırakıyorsa, bu set her zaman en güçlü sinyal olmayabilir. Birini HL, diğerini SL seçmek hem yük hem de akademik izlenim açısından daha mantıklı olabilir.
Kararsız kaldığın noktada, okulunun IB coordinator’ı veya university counselor’ı ile 1 saatlik net bir görüşme ayarlamak çoğu zaman tabloyu ciddi şekilde berraklaştırır.
Economics ve Business Management’i birlikte alıyorsan, EE ve IA’yi birbirini tamamlayan projelere çevirebilirsin.
Örneğin:
Böyle bir set, universities için şu mesajı verir: “Bu öğrenci research skills, data collection, academic referencing ve theory application konusunda ciddi mesai harcamış.”
Ayrıca, iki derste de IA teslim tarihleri ve mock exam dönemleri çakışabileceği için, bir timeline çıkarıp ay ay ne yapacağını görsel olarak planlamak stresi azaltır.
Personal statement (UK) ve college essay (US) içinde, Economics + Business kombinasyonunu iyi anlatman çok değerli olur.
Kafanda şu soruların cevabını hazırla:
Metinlerinde şu tür içerik fikirlerini kullanabilirsin:
Admissions officer, bu cevapları net biçimde görebilirse, “Neden iki benzer ders aldın?” sorusu kafasında soru işareti olarak kalmaz.
Toparlayalım. IB Economics ve IB Business Management’i birlikte almak, Oxford, LSE, Harvard gibi okullar için büyük bir hata ya da yasaklı bir kombinasyon değil. Doğru profil için, alanına odaklanmış ve tutarlı bir akademik sinyal bile olabilir.
Asıl kritik nokta, Math düzeyini ve genel akademik dengeyi akıllıca kurmak. HL Mathematics ya da güçlü quantitative hazırlık olmadan pure economics gibi programlara girmek zorlaşır. Öte yandan, dengeli bir science ve language setiyle beraber, iki social science almak gayet mantıklı bir tercih haline gelebilir.
Şimdi kendi durumuna bak: Hedef programların ne, hangi ülkeleri düşünüyorsun, güçlü ve zayıf yönlerin neler? Bu sorulara dürüst cevap verip, üniversitelerin resmi admissions sayfalarını ve okulundaki danışmanları aktif kullanırsan, ders seçimini kontrolsüz bir risk değil, planlı bir adım haline getirebilirsin.
Unutma, doğru planlama ile IB subjects senin için bir engel değil, hikâyeni destekleyen güçlü bir araç olabilir.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and