IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
IB Visual Arts okurken, seni en çok zorlayan bölümlerden biri büyük ihtimalle Comparative Study oluyor. Slayt formatında hazırlanması, hem görsel hem yazılı içerik istemesi ve sanat tarihi bilgisi gerektirmesi, bu kısmı biraz “minik araştırma projesi” gibi hissettiriyor. Yine de doğru yapı ve iyi örnekler kullanıldığında, Comparative Study aslında oldukça kontrol edilebilir ve hatta eğlenceli bir süreç haline gelebiliyor.
Comparative Study, IB Visual Arts notunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor ve External Assessment olduğu için doğrudan IB değerlendiricileri tarafından puanlanıyor. Process Portfolio (Internal Assessment) ve Exhibition ile birlikte çalışıyor ve Visual Arts kursundaki genel profilini gösteren önemli bir parça haline geliyor. Tüm IB programına baktığında, Extended Essay gibi daha teorik işlerle kıyaslandığında, Comparative Study senin görsel düşünme becerini ve sanatçı gibi analiz yapma gücünü ortaya koyuyor.
Bu yazıda, somut IB Art Comparative Study examples üzerinden gideceğiz, hangi eser türlerinin iyi çalıştığını görecek, ardından adım adım güçlü bir Visual Arts analizi nasıl yazılır sorusuna basit ve uygulanabilir cevaplar çıkaracağız. 2027 sonrası sistemde Connections Study ve Artist Project gibi değişiklikler gelse de, odak noktamız klasik Comparative Study yapısını sağlam biçimde oturtmak olacak.

Photo by Anastasia Shuraeva
Comparative Study’yi, “seçtiğin birkaç eseri karşılaştırarak, görsel dil ve kültürel bağlam üzerine düşünmeni isteyen araştırma sunumu” gibi düşünebilirsin. PowerPoint, Google Slides veya benzeri bir sunum programında, çoğu okulda 10–15 sayfalık bir dosya olarak hazırlanıyor. Metin ve görsel dengesi önemli, yani tek başına uzun bir essay beklenmiyor.
Bu çalışma, sadece “bu tabloyu seviyorum” demekle bitmiyor, çünkü IB senden sanatçının niyetini, dönemin koşullarını, kültürel bağlamı ve formal qualities denilen görsel özellikleri birlikte düşünmeni bekliyor. Yani hem gözlem yapıyorsun hem de bu gözlemleri anlam ve yorum ile bağlıyorsun.
IB Visual Arts içinde Comparative Study’yi, seni sanat tarihi, görsel analiz ve eleştirel düşünme alanında geliştiren parça gibi görebilirsin. Exhibition daha çok senin kendi üretimine odaklanırken, Process Portfolio deneysel sürecini gösteriyor, Comparative Study ise “sanat üzerine düşünme” kasını çalıştırıyor. Bu üçü birlikte, hem sanatçı hem araştırmacı hem de problem çözen bir öğrenci profilini destekliyor.
Genel kural, en az 3 artwork, en az 2 farklı artist ve mutlaka farklı kültürel ya da tarihsel bağlamlar kullanman gerektiği. Örneğin, Frida Kahlo ile çağdaş bir fotoğrafçıyı ya da 19. yüzyıl peyzaj ressamını güncel bir installation artist ile karşılaştırabilirsin.
Sunum genellikle 10–15 slide arasında tutuluyor ve her slide’da hem görsel hem açıklayıcı metin bekleniyor. Görsellerin çözünürlüğü yüksek, eser bilgileri (title, artist, date, medium, size, collection) net ve kaynak gösterimi tutarlı olmalı. Bibliography kısmında kullandığın kitap, makale ve web sitelerini belirtmen, akademik dürüstlük açısından beklenen bir standart.
SL ve HL arasında küçük ama önemli bir fark var. HL öğrencileri için ek olarak own art practice reflection içeren 3–5 slide daha gerekiyor. Bu bölümde, araştırdığın sanatçıların senin kendi işini nasıl etkilediğini, teknik ya da konsept olarak neleri denediğini anlatman bekleniyor.
Comparative Study, toplam Visual Arts notunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturduğu için, Grade Boundary çizgine çok direkt etki ediyor. Güçlü bir CS, bazen sergideki küçük eksikleri dengelerken, dağınık veya yüzeysel bir CS genel notunu aşağı çekebiliyor.
Başarılı sunumlarda yapı genellikle benzer oluyor. Kafanda net bir iskelet kurmak işini çok kolaylaştırır:
İyi bir Comparative Study, hem güçlü bir ortak tema içerir hem de seçilen eserler arasında yeterli kontrast sunar. Aşağıdaki kurgusal ama gerçekçi örnekler, hangi tür eşleştirmelerin işini kolaylaştıracağını ve analizi nasıl kurabileceğini göstermek için hazırlanmış durumda.
İlk örnekte, Frida Kahlo’nun bir self-portrait’ini, kimlik, beden ve kültürel miras üzerine çalışan çağdaş bir fotoğrafçının portre serisi ile eşleştirebilirsin. Kahlo’nun otoportresinde frontal composition, yoğun warm color palette ve bedenin neredeyse ikon gibi merkezde yer aldığı bir düzen düşün. Boynunda thorn necklace, arka planda jungle bitkileri, belki küçük sembolik animals ve geleneksel Mexican kıyafetleri görüyoruz.
Çağdaş fotoğrafçı ise, örneğin diasporada yaşayan genç kadınları sahnelediği, soft lighting kullanan, sosyal medya estetiğine göndermeler yapan bir black-and-white portrait serisi üretiyor olabilir. Model bazen mask takıyor, bazen yüzü kısmen crop ediliyor, bazen telefonu elinde tutuyor, yani modern kimlik parçalanması üzerine oynuyor.
Formal analysis kısmında şöyle model cümleler kullanabilirsin:
“In Kahlo’s composition, the frontal pose and direct gaze create a confrontational relationship with the viewer, which makes her identity appear strong and unshakable.”
“In contrast, the photographer uses cropped frames and blurred backgrounds to suggest a more fragmented and unstable sense of self.”
Symbolism için: thorn necklace’i acı ve fedakarlıkla, maskeleri ise gizlenmiş kimliklerle ilişkilendirebilirsin. Cultural context kısmında, Kahlo’nun post-Revolution Mexico ortamında, milliyetçi kimlik ve indigenous kültüre verdiği referansları, fotoğrafçının ise diaspora deneyimi ve sosyal medya kültürü içinde kimlik performansını tartışabilirsin.
Frida Kahlo üzerine daha derin, feminist bir okuma görmek istersen, Central Washington University’de yayımlanan Frida Kahlo: More Than the Unibrow, a Cultural Feminist Analysis makalesi, kendi analizini geliştirirken ilham verebilir.
Kendi yazında şu tür şablonlar işini kolaylaştırır:
“Both artworks explore identity through the representation of the female body, but they construct very different power dynamics between artist, subject, and viewer.”
“While Kahlo uses symbolism from Mexican culture to claim a stable identity, the contemporary photographer highlights constant change and negotiation in diaspora life.”
Bu örnekte, 19. yüzyıldan romantic bir landscape painting ile güncel çevre odaklı bir installation work’ü yan yana getirebilirsin. Diyelim ki ilk eser, geniş bir valley, soft light, atmospheric perspective ve idealize edilmiş nature gösteren bir oil painting. Her şey sakin, tertemiz, insan müdahalesi yok gibi, doğa neredeyse cennet.
İkinci eser ise, recycled plastic, video projection ve recorded sound kullanan, büyük bir gallery space’i dolduran mixed media installation. Ziyaretçi, plastik atıklarla çevrili dar bir path’ten yürürken, arkada ocean sounds ile birlikte distant industrial noise duyuyor; eser, environmental crisis üzerine eleştirel bir deneyim sunuyor.
Medium karşılaştırması için şöyle yazabilirsin:
“The oil painting uses smooth brushwork and a harmonious color palette to create an idealized vision of nature, which encourages a contemplative and distant viewing experience.”
“The installation, on the other hand, relies on found materials and immersive sound to physically involve the viewer and produce a sense of discomfort about environmental damage.”
Viewer experience ve scale için:
“In the painting, the viewer remains outside the scene, observing nature from a safe distance, while in the installation the viewer becomes part of the artwork and feels surrounded by the consequences of human actions.”
Çevre odaklı site-specific installation örnekleri görmek istersen, çevreyle ilişkili çağdaş projeleri anlatan Fine Arts and the Environment: Creating Site-Specific Installations yazısı, medium ve mekân ilişkisinin nasıl kurulabileceği konusunda sana net fikirler verebilir. Benzer biçimde, Rhode Island School of Design’ın bir kıyı restorasyon projesi olan SHELL-ter: Art as Infrastructure for Coastal Resilience and Education projesi, çevre ve heykel-installation ilişkisini gerçek bir örnek üzerinden görmene yardımcı olur.
Üçüncü örnekte, traditional East Asian ink painting ile Western abstract painting’i karşılaştıralım. İlk eserde, rice paper üzerine ink ve brush kullanılarak yapılmış, mountain, bamboo veya river içeren, ama aynı zamanda geniş negative space barındıran bir composition düşün. Brushwork son derece kontrollü, rhythm meditatif, eser spirituality ve nature ile uyum fikrini taşıyor.
İkinci eser, büyük boyutlu bir canvas üzerine acrylic ya da oil ile yapılmış gestural abstraction olabilir. Expressive brushstrokes, yoğun texture, bold color choices ve neredeyse tamamen non-representational bir dil kullanılıyor. Burada da spirituality hissi var, ancak daha çok iç dünyayı dışa vurma, psychological intensity üzerinden kuruluyor.
Boşluk kullanımı için şöyle bir karşılaştırma cümlesi kurabilirsin:
“In the ink painting, negative space is an active element that suggests air, mist, and spiritual openness, whereas in the abstract painting the entire surface is filled, creating a sense of emotional pressure and urgency.”
Kültürel bağlamı tartışırken, East Asian ink painting geleneğinde nature ve human arasında kurulan uyumu, Taoist veya Zen düşünceyle birlikte anabilirsin. Western abstract painting tarafında ise, modernizm, bireysellik ve sanatçının içsel deneyimini öne çıkaran bir yaklaşım olduğunu vurgulayabilirsin. Chinese ink painting’in ruhani tarafını anlamak için, Rhode Island School of Design’ın arşivinde yer alan Spiritual Rituals of Chinese Ink Painting makalesi, spirituality ve brushwork ilişkisini kavramanda yardımcı olabilir.
Bu tür bir karşılaştırma, sana sadece konuya değil, görsel dil, materyal ve kültürel arka plana aynı anda bakma alışkanlığı kazandırır.
Bu bölümde, kendi Comparative Study’ni yazarken hemen uygulayabileceğin pratik adımlara odaklanalım. Her alt başlık, doğrudan slaytlarına aktarabileceğin türden öneriler içeriyor.
İlk adım, tema belirlemek ve bu temayı taşıyan eserleri seçmek. Kendine şu soruları sor:
“Seçtiğim eserler arasında clear ortak bir tema var mı?”
“Bu eserler arasında formal qualities ve cultural context açısından yeterli contrast bulunuyor mu?”
“Hakkında güvenilir kaynak bulabileceğim kadar tanınmış sanatçılar mı?”
Çok uçuk, neredeyse hiç analiz edilmemiş, hakkında akademik kaynak olmayan işlerden uzak durman iyi olur. Aynı şekilde, düşük çözünürlüklü görselleri olan veya boyut, tarih, medium bilgisi bulunmayan eserler de sunumda problem çıkarır.
İnternet araştırması yaparken, üniversitelerin sanat tarihi bölümlerine ait sayfalar, digital archives ve .edu uzantılı makaleler genelde güvenilir olur. Örneğin, farklı okulların proje sayfaları ve dijital koleksiyonları, hem sanatçı hem dönem hakkında kısa ama akademik nitelikli bilgiler sunar.
Formal analysis için basit bir şablon kullanmak, yazarken seni çok rahatlatır. Aşağıdaki başlıkları her eser için uygulayabilirsin:
Her betimlemeden sonra, mutlaka en az bir meaning veya effect cümlesi ekle. Örneğin, “This choice makes the viewer feel…” veya “This visual strategy reinforces the theme of…” gibi ifadeler, değerlendirmeyi açıklamaya dönüştürür ve sana yüksek puan getirir.
Formal analysis iyi bir başlangıç, ancak Comparative Study’nin güçlü görünmesi için cultural and contextual research şart. Araştırırken en az şu üç başlığa odaklanman işini kolaylaştırır:
Örneğin, iklim adaleti ve sosyal adalet temalı installation works incelemek istersen, Rice University’nin iklim ve sosyal adalet odaklı sergisi Breath(e): Toward Climate and Social Justice, çağdaş sanatın bağlamla nasıl konuştuğunu anlaman için iyi bir referans olabilir.
Araştırma yaparken, kısa notlar al, önemli kavramları kendi kelimelerinle özetle ve metni Comparative Study’ye geçirirken hiçbir cümleyi direkt kopyalama. İntihal, IB’de ciddi bir problem, bu yüzden her zaman “Bu bilgiyi kendi arkadaşım için nasıl açıklardım?” sorusunu kendine hatırlat.
Compare and contrast paragrafları için net bir yapı kullanırsan, yazın çok daha akıcı görünür. Basit bir şema şu şekilde olabilir:
Kullanabileceğin İngilizce kalıplar:
“Both artworks use color to communicate emotional tension, but they achieve this effect in different ways.”
“While artwork A creates a sense of harmony through balanced composition, artwork B intentionally disrupts balance to make the viewer feel uneasy.”
Bu cümlelerin hemen ardından, mutlaka kısa bir yorum ekle. Sadece liste yapma; neden önemli olduğunu, temayla nasıl bağlandığını anlat.
HL öğrencisiysen, own art practice reflection bölümü sana ekstra puan kazandırma şansı verir. Burada yapman gereken, araştırdığın sanatçıların senin kendi işini nasıl etkilediğini somut biçimde açıklamak.
Şu tür bağlantıları anlatabilirsin:
Yansıtıcı dili güçlendirmek için “This decision helped me…”, “I realized that…”, “I started to question…” gibi ifadeler kullan. Bu bölüm, senin sadece bilgi toplayan değil, bu bilgiyi kendi pratiğine uygulayan bir artist olduğun fikrini destekler.
Comparative Study yazarken birçok öğrenci benzer hatalara düşüyor. Bunları önceden bilmek, Grade Boundary hedefinle daha uyumlu bir çalışma ortaya koymana yardım eder.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and