IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Kafanı kurcalayan o klasik soru ile başlayalım: gaz tanecikleri aynı kapta duruyor, hiç kaybolmuyor, hacim de değişmiyor, peki tanecikler daha sık çarpışınca neden basınç yükseliyor?
Lastik şişirirken pompaya bastığında artan direnci hissediyorsun, deodorant spreyi sıkarken parmağında bir itme kuvveti var, bisiklet pompasını kapatıp bastığında içerde bir şeylerin “sıkıştığını” çok net algılıyorsun, işte bu hissettiğin şey aslında pressure artışı.
Bu yazıda, IB Chemistry öğrencisi gözüyle, Kinetic Theory of Gases, particle collisions, pressure, volume ve temperature kavramlarını 8. sınıf düzeyinde sade bir dille toparlayıp, “daha sık çarpışma neden daha yüksek basınç demek” sorusunu netleştireceğiz.
Bu konu özellikle IB Chemistry SL ve HL içinde Topic 1 (stoichiometric relationships), Topic 5 (energetics) ve ideal gas equation kısmında, hem Internal Assessment tasarlarken hem de exam question çözerken Grade Boundary çizgisine yaklaşman için çok belirleyici oluyor.
Gaz basıncını anlamadan collision frequency konuşmak, hikâyenin ortasından girmek gibi kalıyor, o yüzden önce “basınç” kelimesini yerine oturtmak iyi bir başlangıç olur.
Basınç, en sade haliyle, bir yüzeye etki eden force’un o yüzeyin alanına bölünmesi olarak tanımlanır, yani:
P = F / A
Buradaki P pressure, F force, A ise area anlamına gelir, yani daha fazla force ya da daha küçük area, daha yüksek pressure demektir.
Gazlarda basınç, taneciklerin (particles) kap duvarlarına çarpmasıyla ortaya çıkar, her çarpışma duvara küçük bir tekme atmak gibidir, bu tekmelerin toplamı büyük bir force oluşturur ve bu force kap duvarının belirli bir area’sına bölündüğünde ölçtüğün pressure ortaya çıkar.
IB Chemistry açısından bu kavram, ideal gas equation olan pV = nRT içinde sürekli karşına çıkar, gas law hesaplamalarında, enthalpy deneylerinde kullanılan gaz toplama düzeneklerinde, hatta Internal Assessment tasarlarken bile “bu deneyde basınç ne yapıyor” sorusunu dert etmen gerekir.
Lastik tekerin yumuşak halini ve gereğince şişmiş sert halini düşünürsen, içerdeki gaz taneciklerinin duvarlara uyguladığı toplam force’un nasıl değiştiğini hissetmek çok kolaydır, spreye bastığında parmağına gelen itme de yine iç basıncın dışarıya doğru yaptığı force’un bir yansımasıdır.
Teorik tanımda pressure birim yüzeye düşen force’tur, günlük dilde bunu “bir yüzeye yapılan itmenin yoğunluğu” gibi düşünebilirsin, yüzeye aynı anda daha çok kişi yaslanırsa, duvar daha çok zorlanır.
Mikroskobik dünyada tek bir çarpışma çok küçüktür, ama her saniye milyarlarca çarpışma yaşandığı için bu küçük etkiler toplanır ve makroskobik ölçülebilir bir pressure değeri ortaya çıkar.
Formülü gözünde korkunç bir matematik olarak büyütmene gerek yok, sadece şu fikri aklında tutman işini görür: aynı area için toplam force artarsa pressure artar, toplam force düşerse pressure azalır.
Kinetic Theory of Gases, gazları hareket eden küçük tanecikler olarak modelleyen bir teoridir ve IB müfredatında sıkça duyduğun bir başlıktır, bu teori birkaç basit varsayım üzerine kurulur:
Bu resim sayesinde, gaz basıncını taneciklerin kap duvarlarıyla yaptığı çarpışmaların sayısı ve her çarpışmada gerçekleşen momentum change üzerinden açıklayabiliriz, yani basınç aslında taneciklerin ne kadar sık ve ne kadar güçlü çarptığının bir sonucudur.
Kinetic Molecular Theory’nin daha ayrıntılı bir özetini görmek istersen Purdue University’nin hazırladığı Kinetic Molecular Theory – Gases sayfası sana iyi bir görsel ve metinsel destek sağlar.
Şimdi başlıktaki soruya netçe dönelim: Why does pressure increase when gas particles collide more frequently?
Kinetic Theory of Gases bakış açısıyla, pressure, duvarlara çarpan particles sayesinde oluşan toplam force’un area’ya bölünmüş halidir, dolayısıyla üç ana unsur birden devrededir:
IB sorularında genellikle “at constant temperature” ya da “at constant volume” ifadeleri görürsün, bu ifadeler, hangi değişkenin sabit kaldığını ve hangisinin değiştiğini netleştirir, böylece “neden basınç arttı” sorusuna net bir mekanizma yazman mümkün olur.
Eğer volume sabitse ve number of moles değişmiyorsa, daha sık çarpışma demek, birim zamanda duvara daha çok tekme gelmesi demektir, bu da toplam force’un artmasına yol açar; area aynı kaldığı için P = F / A denkleminde P artar.
Collision frequency, birim zamanda gerçekleşen çarpışma sayısıdır, bunu hem particle-particle collisions hem de wall collisions için düşünebilirsin, bizi pressure açısından asıl ilgilendiren kısım ise wall collisions kısmıdır.
Küçük bir oda ve büyük bir spor salonu hayal et, on kişiyi kapalı bir spor salonuna bırakıp rastgele koşturursan duvarlara çok az çarparlar, aynı on kişiyi çok küçük bir odaya koyup aynı şekilde zıplatırsan duvarlara çarpma ihtimalleri çok yükselir.
Gazlarda volume küçüldüğünde veya kapta daha çok particle olduğunda, particles’ın duvarlarla temas etme olasılığı artar, yani collision frequency yükselir, bu da duvara aktarılan toplam force’un artmasına yol açar.
Sonuçta, daha fazla çarpışma, aynı süre içinde daha çok küçük tekme anlamına gelir ve bu tekmeler toplandığında ölçülen pressure değerinin yükseldiğini görürsün.
Collision frequency kavramının daha matematiksel bir anlatımını görmek istersen, University of Alabama’nın hazırladığı elementary kinetic theory notlarında “collision frequency” başlığı altında güzel bir özet bulabilirsin.
Bir particle duvara çarptığında, yönü değiştiği için momentum’u da değişir, momentum, kütle ile hızın çarpımıdır ve çarpışma sırasında yaşanan change in momentum, Newton’s laws ile doğrudan force kavramına bağlanır.
Her çarpışmayı duvara atılan küçük bir tekme gibi düşünmek işe yarar, tekme sırasında particle duvara momentum transfer eder, duvar da aynı büyüklükte ama zıt yönde bir force hisseder.
Bu tekmeyi bir kere yapmakla, saniyede milyonlarca kere yapmak arasında çok büyük fark vardır, tanecikler duvara hem daha sık hem de daha yüksek hızlarla çarpıyorsa, duvarın hissettiği toplam force artar ve yine P = F / A sayesinde pressure yükselir.
IB sorularında sıkça karşına çıkan pistonlu kap veya sabit hacimli metal kap örneklerinde “at constant volume” ifadesi özellikle yazılır, hacim sabitse particles aynı alan içinde hareket etmek zorunda kalır.
Örneğin metal bir sprey kutusunu ısıttığında, kutunun hacmi neredeyse değişmez, ama içerideki particles daha hızlı hareket etmeye başlar, bu da hem daha sık hem de daha güçlü wall collisions anlamına gelir, sonuç olarak iç basınç artar ve kutu dışarıya doğru daha fazla force uygular.
Volume değişmediği için area da pratikte sabit kalır, bu durumda artan collision frequency’den gelen toplam force artışı, doğrudan pressure artışı olarak kendini gösterir, IB explanation questions içinde “constant volume” vurgusunu kaçırmazsan, sebep-sonuç bağlantısını çok net yazabilirsin.
Ideal gas equation olan pV = nRT, basıncın üç temel değişkenle bağlantısını özetler: number of moles n, volume V ve temperature T.
Bu denklemi kullanırken sadece sayılarla oynamak yerine, her durumda “tanecikler duvara neden daha sık ya da daha güçlü çarpıyor” sorusunu aklından geçirdiğinde, explanation kısmında rakiplerinden bir adım öne geçersin.
Gas laws konusunu IB dışı klasik genel kimya dersi bağlamında görmek istersen, Oklahoma State University’nin Gas Laws anlatımı de güzel bir tamamlayıcı olabilir.
Sabit volume ve sabit temperature olduğunu kabul edelim, kap içinde başlangıçta belirli sayıda particle var, kap dışından içeri ekstra gaz eklediğinde, yani n değerini artırdığında, o hacmin içine daha çok taneciği sıkıştırmış olursun.
Bu durumda, hem particle-particle collisions hem de wall collisions sayısı artar, daha çok kişiyle dolu bir odada yürümeye çalışmakla, boş bir odada yürümeye çalışmak arasındaki farkı düşünürsen, çarpışma sayısının nasıl değiştiğini sezgisel olarak görebilirsin.
Balonun içine daha fazla hava üflediğinde, balonun lastiğinin gerginleşmesi tam olarak bu mekanizmayla gerçekleşir, daha çok particle, duvara daha sık çarpar ve lastiği dışarı doğru daha çok zorlayarak pressure’ı yükseltir.
Bu kez number of moles ve temperature sabit kalsın, volume’ü küçülttüğünde, particles’ın hareket edebileceği alan daralır ve ortalama serbest yol, yani mean free path kısalır.
Mean free path kavramı, iki çarpışma arasındaki ortalama mesafe olarak tanımlanır, hacim küçüldükçe bu mesafe azalır ve particles duvara veya birbirine daha kısa aralıklarla çarpmaya başlar, bu da collision frequency artışı demektir.
Bisiklet pompasını hızla bastırırken hissettiğin direnç, içerdeki gazın sıkışması sonucu artan pressure’ın parmağına ve koluna uyguladığı force’tur.
Boyle’s law, sabit sıcaklıkta p ile V arasında ters orantı olduğunu söyler, ama sen explanation kısmında “volume decreases, so particles collide more frequently with the walls, increasing the total force per unit area” gibi bir cümle kurduğunda, sadece matematiksel ilişkiyi değil, mekanizmayı da anlatmış olursun.
Mean free path ve molecular collisions hakkında biraz daha fizikle karışık bir bakış görmek istersen, Georgia State University’nin hazırladığı Mean Free Path, Molecular Collisions sayfası iyi bir kaynak olabilir.
Sabit volume ve sabit number of moles koşulunda temperature arttığında, particles’ın average kinetic energy değeri yükselir, yani tanecikler daha hızlı hareket etmeye başlar.
Daha hızlı hareket eden particles, duvara hem daha sık hem de daha güçlü çarpar, daha hızlı çarpışma, daha büyük momentum change ve dolayısıyla daha büyük force anlamına gelir.
Bu yüzden temperature artınca pressure artar derken, aslında iki etki aynı anda devrede olur: collision frequency yükselir ve her çarpışmanın momentum transfer miktarı artar.
Gay-Lussac’s law, sabit hacimde p ile T arasında doğru orantı olduğunu söyler, ama IB sınavında tam puan almak için “in terms of particle collision frequency and collision strength” ifadesini açıklamana büyük fayda sağlar.
Kinetic Molecular Theory’yi gas laws ile birlikte anlatan bir başka güzel özet için Gonzaga University’nin Kinetic molecular theory notları da incelemeye değer.
Teoriyi anlamak tek başına yetmiyor, IB Chemistry sınavında bu bilgiyi kağıda nasıl döktüğün de Grade Boundary açısından çok fark yaratır.
Explanation questions, graph interpretation soruları ve Internal Assessment ya da Extended Essay tartışma kısımlarında, hep aynı çekirdek fikri net ve basit cümlelerle tekrar kullanman gerekir.
IB marking scheme, “basınç arttı çünkü hacim azaldı” gibi yarım açıklamaları sevmez, seni tam puana götüren cümle “neden” kısmını particle düzeyinde anlatan, açık ve net İngilizce ifadeler olur.
Örneğin şu kalıp, pek çok soruda işini görür:
“Pressure increases because, at constant temperature, particles collide more frequently with the walls and exert a greater total force per unit area.”
Bunu Türkçe olarak “sıcaklık sabitken, tanecikler duvarlarla daha sık çarpıştığı için, birim yüzeye etki eden toplam force artar ve pressure yükselir” diye açıklayabilirsin.
Benzer bir başka kalıp:
“When volume decreases, the same number of gas particles occupies a smaller space, so particles collide more frequently with each other and with the walls, increasing the pressure.”
Bu tür cümleleri kendi çalışma defterine not etmek, hem Internal Assessment discussion bölümünde hem de Extended Essay yazarken sana rahatlık sağlar.
p-V ya da p-T grafiklerine baktığında aklına hemen collision frequency ve collision strength gelmesi işini kolaylaştırır.
Her grafik sorusunda kendine şu üç soruyu sorman işe yarar:
Bu üç detayı okuduktan sonra, “tanecikler duvara ne kadar sık ve ne kadar güçlü çarpıyor” sorusunu cevapladığında, grafiğin şekline uygun, mantıklı bir explanation yazabilirsin.
Cornell not alma şeklinde, bir sütuna “değişen büyüklükler”, diğerine “collision frequency ve collision strength yorumu” gibi minik başlıklar koyman, tekrar yaparken bu bağlantıyı pekiştirir.
Kinetic theory ile pressure arasındaki ilişkiye daha fizik ağırlıklı bir bakış için, Feynman’ın ünlü ders notlarından The Kinetic Theory of Gases bölümüne göz atmak da oldukça öğretici olabilir.
Collision frequency ve pressure ilişkisini test etmek için, güvenli ve okulda uygulanabilir birkaç IA fikri düşünebilirsin.
Örneğin, sabit hacimli bir kapta sıcaklığı adım adım artırıp, bir pressure sensor ile basınç ölçebilirsin, aynı şekilde sabit temperature altında, farklı number of moles değerleri için pressure değişimini kaydedebilirsin.
Güvenlik açısından metal kutuları aşırı ısıtmamaya, yanıcı gazlar kullanmamaya ve basınç sensörlerinin önerilen aralıkları içinde kalmaya dikkat etmek gerekir, bu kısımları mutlaka öğretmeninle ve okul güvenlik kurallarıyla kontrol etmelisin.
Güzel bir research question örneği:
“How does temperature affect the pressure of a fixed amount of gas at constant volume, in terms of particle collision frequency?”
Bu cümle, hem IB diline uygun hem de collision frequency kavramını merkezine aldığı için literature review ve analysis bölümlerinde işini kolaylaştırır.
IB Chemistry için resmi syllabus ve assessment kriterlerini ayrıntılı görmek istersen, CUNY’nin barındırdığı IB Chemistry guide PDF’ini indirip incelemek de iyi bir adım olur.
Kendi ders notlarının yanında, güvenilir üniversite kaynaklarına bakmak kavrayışını güçlendirir.
Aşağıdaki adresler özellikle Kinetic Theory of Gases ve gas laws konularında sağlam içerik sunar:
Bunların yanında, kendi IB Chemistry subject guide ve okulunun verdiği question bank dokümanlarını da düzenli olarak kullanmak iyi bir alışkanlık olur.
Gözünün önüne küçük, kapalı bir kutu getir, içeride sürekli zıplayan, duvarlara çarpıp dönen bir sürü küçük top var, bu toplar ne kadar sık ve ne kadar hızlı duvara çarparsa, duvar o kadar fazla force hissediyor, yani measured pressure artıyor.
n (number of moles), V (volume) ve T (temperature) üzerine yaptığın her değişiklikte, aslında collision frequency ve collision strength ile oynuyorsun, daha çok tanecik eklemek, hacmi küçültmek ya da sıcaklığı artırmak, farklı yollarla taneciklerin duvarlarla daha sık veya daha güçlü çarpmasına yol açıyor.
IB Chemistry sınavında aklında tutman gereken çekirdek cümleleri şöyle toparlayabilirsin:
Bu temel fikri gerçekten içselleştirdiğinde, sadece “neden basınç arttı” tarzı explanation questions değil, pek çok gas law ve ideal gas equation sorusunu daha rahat yorumlayabildiğini fark edeceksin ve bu da sana hem sınavda hem de Internal Assessment ve Extended Essay çalışmalarında net bir özgüven kazandıracaktır.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and