IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
İlk bakışta İpek Yolu, Çin’den Avrupa’ya uzanan tek bir çizgi gibi görünebilir, ama aslında Silk Road denen şey, Çin’den Akdeniz’e kadar yayılan dev bir kara ve deniz trade network ağının adıdır. Çölleri, dağ geçitlerini, limanları ve büyük şehirleri bir zincir gibi birbirine bağlayan esnek bir sistemden söz ediyoruz.
IB History öğrencisi için bu ağ, sadece “geçmişte kalmış romantik bir ticaret yolu” değil, trade and cultural exchange temasını somutlaştıran çok güçlü bir örnek seti demektir. Syllabus içinde geçen routes of trade, cultural interactions ve global connections kavramlarının hepsini, İpek Yolu üzerinde adım adım gösterebilirsin.
Bu rehber, Paper 1 ve Paper 2 denemelerinde kullanabileceğin temel kavramları, dönemleri, örnek olayları ve analiz cümlelerini bir araya getiriyor. Aynı zamanda Extended Essay ve Internal Assessment için araştırma sorusu bulmana yardım edecek örnek fikirler ve soru kalıpları da bulacaksın.
İpek Yolu, Çin’in iç kesimlerinden başlayıp Orta Asya üzerinden İran, Anadolu ve Akdeniz kıyılarına uzanan kara caravan routes ile Hint Okyanusu’nda işleyen deniz yollarından oluşan geniş bir ağdır. Klasik anlatıda başlangıç noktası, Han Dynasty dönemindeki Çin başkenti Chang’an (bugünkü Xi’an) olarak verilir.
Genelde MÖ 130 civarından, MS 1453’te Constantinople’un fethine kadar olan dönem, bu ağın en yoğun kullanıldığı zaman aralığı kabul edilir. Yani yaklaşık 1500 yıllık uzun bir “connected history” alanı düşünmelisin. İpek Yolu, sadece malların hareket ettiği bir güzergâh değil, aynı zamanda dinlerin, teknolojilerin, fikirlerin ve hastalıkların geçtiği çok şeritli bir kültür köprüsüydü.
Daha ayrıntılı haritalar ve şehir profilleri için Silk Road Seattle sitesine göz atmak, kavramları somutlaştırmana yardım eder: Silk Road Seattle.

Photo by dilan archive
Silk Road ifadesi kulağa sanki tek bir otoyolmuş gibi gelse de, aslında çok sayıda alternatif güzergâhtan oluşan esnek bir network anlamına gelir. Çin’in Xi’an şehrinden çıkan bir kervan, Gansu Koridoru boyunca ilerleyip Taklamakan Çölü’nün kuzey ya da güney kenarından Kaşgar’a ulaşabiliyor, oradan da Samarkand ve Bukhara üzerinden İran platosuna giriyordu.
İran’dan sonra kervanlar Baghdad çevresindeki pazar ağlarına bağlanıyor, oradan da Anadolu içlerinden geçip Constantinople’a ya da Levant kıyısındaki limanlara ulaşıyordu. Aynı anda, Hint Okyanusu üzerindeki maritime routes, Basra Körfezi’ndeki limanları Hindistan, Doğu Afrika ve Güneydoğu Asya ile bağlıyordu, bu sayede kara ve deniz ticareti birbirini tamamlıyordu.
Bu esnek yapı, savaş, iklim, vergi politikası gibi etkenlere göre güzergâhları kaydırmaya izin veriyor, böylece Silk Road bir süreklilikten çok, sürekli yeniden şekillenen bir trade network haline geliyordu.
IB History için işine yarayacak birkaç kilit dönemi net bilmek, hem Paper 2 denemelerinde hem de kısa yanıt sorularında sana hız kazandırır.
Bu dönemlerin her biri, “continuity and change” ya da “causation” sorularını cevaplamada rahatlıkla kullanılabilecek net dönüm noktalarıdır.
İpek Yolu’nu IB History’de güçlü yapan şey, sadece malların değil, aynı zamanda dinlerin, bilimsel bilgilerin ve hatta mikropların bile aynı ağ içinde hareket etmesidir. Essay yazarken paragraflarını net ayırmak için economic exchange ile cultural exchange başlıklarını ayrı düşünmek, argümanlarını daha düzenli hale getirir.
Bu başlık altında önce ekonomik ticarete bakıp, sonra din ve kültür akışına, ardından teknoloji transferine ve son olarak da Kara Veba gibi olumsuz sonuçlara geçmek, mantıklı bir akış sağlar.
Silk Road adını Çin ipeğinden alır, fakat bu ağda hareket eden mallar sadece ipekten ibaret değildi. Çin porseleni, kâğıt, barut, baharatlar, değerli taşlar, kaliteli atlar, cam eşyalar ve şarap gibi pek çok ürün uzun mesafelerde el değiştiriyordu.
Aşağıdaki basit tablo, genel yönleri akılda tutmana yardım eder:
| Yön | Başlıca Ürünler |
|---|---|
| Doğu’dan Batı’ya | ipek, porselen, kâğıt, barut, çay, baharat |
| Batı’dan Doğu’ya | cam, şarap, gümüş, yünlü kumaşlar, kaliteli cam |
Bunlara ek olarak kumaş, tahıl, tuz, kurutulmuş gıda gibi günlük ürünler de dolaşımdaydı, yani ağ sadece lüks tüketime hizmet etmiyordu. Farklı bölgelerdeki fiyat farkları, tüccarlar için güçlü bir profit motive yaratıyor, bu da tehlikeli çöl geçişlerini bile ekonomik olarak mantıklı hale getiriyordu.
Daha ayrıntılı mal listeleri ve ticaret örnekleri için Miami University’nin Silk Road ExplorAsian sayfasına göz atabilirsin: Silk Road ExplorAsian.
İpek Yolu şehirleri, sadece malların değil, aynı zamanda ibadethanelerin, dillerin ve sanat tarzlarının kesiştiği alanlardı. Budizm, Orta Asya’daki manastırlar ve gezgin keşişler sayesinde Çin içlerine kadar yayıldı, Bactria ve Tarım Havzası’ndaki duvar resimleri bu kültürel geçişin izlerini taşır.
Islam, ticaretle çok yakından bağlantılıydı, Muslim tüccarlar hem mal hem de inanç taşıyor, Orta Asya’dan Hindistan’a ve Endülüs’e kadar geniş bir alanda camiler, medreseler ve vakıflar kuruyordu. Christianity de özellikle Syria, Armenia ve İran üzerinden bazı İpek Yolu duraklarına ulaşıyor, farklı mezhep ve cemaatler aynı çarşı çevresinde yaşayabiliyordu.
Sogdian tüccarlar, farklı dilleri konuşan topluluklar arasında bir tür ortak ticaret dili işlevi görüyordu, bu da cultural diffusion kavramını anlatmak için iyi bir örnektir. Bu tür çok yönlü kültürel akışların tartışıldığı akademik bir yaklaşım için American University’de yayımlanan “The ‘Silk Roads’ Concept Reconsidered” makalesi işine yarayabilir: The ‘Silk Roads’ Concept Reconsidered.
İpek Yolu, sadece dinlerin değil, bilim ve teknolojinin de taşıyıcısıydı. Çin’de geliştirilen kâğıt yapımı tekniği, önce Orta Asya’ya, sonra da Abbasid Caliphate aracılığıyla Islamic world içinde yayılıp Bağdat’taki kâğıt atölyeleri üzerinden Mediterranean Europe’a ulaştı. Bu zinciri “China → Central Asia → Baghdad → Islamic Spain → Western Europe” şeklinde düşünebilirsin.
Benzer şekilde, barut ve matbaa teknikleri de farklı hızlarda fakat aynı ağ içinde hareket etti; sonuçta orduların yapısı, kuşatma taktikleri ve bilgi üretim süreçleri büyük ölçüde değişti. Devlet bürokrasisi kâğıt sayesinde daha çok kayıt tutabilir hale geldi, eğitim kurumları metinlere daha kolay erişti, ordular ise ateşli silahlar ile yeni bir güç kazandı.
Bu tür uzun vadeli etkiler, Paper 2 essaylerinde “long-term impact” tartışmalarında kullanabileceğin sağlam analiz örnekleri sunar. Daha geniş bir dünya tarihi bağlamı için UNC’nin “The Impact of the Silk Road and Islam on World History” ders materyali de güzel bir referanstır: The Impact of the Silk Road and Islam on World History.
Ağlar ne kadar güçlü ve sık kullanılırsa, sadece mallar değil, mikroplar da o kadar hızlı hareket eder. Black Death (Kara Veba) salgını, 14. yüzyılda Orta Asya’dan başlayıp Karadeniz ve Mediterranean üzerinden Avrupa’ya yayıldı, bu süreçte kervan yolları ve liman şehirleri büyük rol oynadı.
IB History essay’lerinde kullanabileceğin güçlü bir analiz cümlesi şu olabilir:
“The same routes that carried silk and spices also carried plague bacteria.”
Bu cümle, aynı trade routes içinde hem pozitif hem negatif sonuçların nasıl bir arada var olabildiğini çok net gösterir.
Kara Veba örneği, “connectedness” kavramını tartışırken, küresel bağlantıların sadece zenginleşme değil, kriz ve nüfus kaybı da üretebildiğini hatırlatman için oldukça kullanışlıdır.
İpek Yolu’na aktörler üzerinden bakmak, hem empire building sürecini hem de yerel toplumların rolünü daha net görmeni sağlar. Devletler güvenliği ve altyapıyı sağlıyor, şehirler ticaretin ve kültürün merkezine dönüşüyor, tüccarlar ve seyyahlar da tüm bu bağlantıları canlı tutuyordu.
Bu başlık, özellikle harita, şehir planı ya da seyahat metni içeren Paper 1 sorularında “source analysis” yaparken işine yarar.
Han Dynasty, İpek Yolu’nun başlangıcında karşımıza çıkar, Orta Asya’ya gönderilen elçiler ve kurulan kaleler, kervan yollarının güvenliğini artırır. Abbasid Caliphate döneminde Baghdad, hem ticaret hem de bilim merkezi olur, bu da İslam dünyasını ağın kalbinde konumlandırır.
Byzantine Empire, Constantinople’u Avrupa ile Asya arasındaki önemli bir köprü haline getirirken, en dramatik etkiyi Mongol Empire altında görüyoruz. Pax Mongolica, geniş bir coğrafyada sağlanan göreli siyasi istikrar sayesinde kervanların daha güvenli ve hızlı hareket edebilmesini anlatan kavramdır.
Devletler, vergilendirme (taxation) ve gümrük (customs) sistemleri ile ticaretten gelir elde ediyor, aynı zamanda yol güvenliği (security) için karakollar, kervansaraylar ve köprüler inşa ederek bu trade network içinde aktif bir aktör haline geliyorlardı. Devlet ile ticaretin ilişkisini daha akademik bir bakışla incelemek istersen, NYU Abu Dhabi’nin “Trade and Political Fragmentation on the Silk Roads” çalışması ilginç bir örnektir: Trade and Political Fragmentation on the Silk Roads.
İpek Yolu tarihini çalışırken, birkaç şehri ayrıntılı “case study” yapmak, hem Extended Essay hem de Internal Assessment için büyük avantaj sağlar. Samarkand ve Bukhara, Orta Asya’da kervanların mola verdiği, hanlar, kervansaraylar ve renkli pazar yerleriyle dolu büyük ticaret merkezleriydi.
Baghdad, Abbasid döneminde hem ekonomik hem de entelektüel bir merkez olarak öne çıktı, Kitap Çeviri Hareketi sayesinde Grek, İran ve Hint bilimsel mirası burada buluştu. Constantinople / Istanbul ise, Avrupa ile Asya arasındaki köprü rolü sayesinde, İpek Yolu mallarının Avrupa içlerine dağıldığı kilit bir çıkış kapısı işlevi gördü.
Bu şehirlerin çoğu çok kültürlü, yani multi-ethnic ve multi-religious yapılara sahipti; cami, kilise, sinagog, zerdüşt ateşgedeleri ve Budist tapınakları aynı ticaret hattının farklı duraklarında yan yana var olabiliyordu. Merkezî Asya şehirlerine yönelik daha detaylı kaynaklara, Berkeley kütüphanesinin rehberi üzerinden ulaşabilirsin: Central Asia: The Silk Road.
Silk Road’ı anlamak için, devletlere ve şehirlere ek olarak bireysel aktörleri de görmek gerekir. Marco Polo, Venedikli bir tüccar aileden geliyordu, seyahat notları içinde Yuan Dynasty dönemindeki Çin’in zenginliğini ve idari yapısını anlattı. Ibn Battuta, Kuzey Afrikalı bir seyyah olarak, hem Muslim dünyasında hem de bazı İpek Yolu duraklarında gözlemler yaptı.
Çinli keşiş Xuanzang, Budist metinleri toplamak için Hindistan’a kadar gitti ve dönüş yolunda gördüğü şehirleri ayrıntılı yazdı. Bu tür seyahatnameler, IB History’de primary source olarak karşına çıkabilir; Paper 1’de “perspective”, “reliability” ve “audience” kavramlarını tartışırken bu yazarların sosyal sınıfını, dini kimliğini ve yazılarını kimin için kaleme aldıklarını mutlaka düşünmelisin.
Silk Road, IB History syllabus içindeki pek çok ana temayı aynı anda kapsadığı için, sınavda elini güçlendiren çok yönlü bir örnek seti oluşturur. Trade routes, cultural diffusion, empire building, economic change, continuity and change, causation gibi kavramların hepsini bu tek “case” içinde gösterebilirsin.
Bu bölümde, konuya Paper 1 ve Paper 2, Extended Essay ve Internal Assessment açısından ayrı ayrı bakmak, çalışma planını netleştirir.
Paper 2 essay’lerinde Silk Road’ı kullanırken aşağıdaki kavramları eşleştirmek işini kolaylaştırır:
Örnek bir Paper 2 essay sorusu şöyle olabilir:
“How far did the Silk Road contribute to cultural diffusion between East and West?”
Bu soruyu cevaplarken kullanabileceğin ana argüman başlıkları:
Paper 1 için, harita, kervansaray planı ya da seyahat metni içeren bir kaynak setinde, kaynakların origin, purpose, content ve context boyutlarına bakmak, sana güçlü “source analysis” paragrafları sağlayacaktır.
Extended Essay yazarken en önemli nokta, dar ve odaklı bir araştırma sorusu seçmektir. İpek Yolu için aşağıdaki tarz sorular iş görücü olabilir:
Bu tür soruları çalışırken, üniversite kütüphaneleri ve .edu uzantılı sitelerde yayımlanan akademik makaleleri kullanmak, araştırma kaliteni yükseltir. Örneğin, Silk Road kavramının tarih yazımı içindeki yerini tartışan makalelerden biri de şuradadır: The ‘Silk Roads’ Concept Reconsidered.
Kaynakları değerlendirirken IB’nin origin, purpose, value, limitation (OPVL) çerçevesini kullanman, hem EE hem de IA içinde analitik derinlik kazandırır.
Internal Assessment için konu seçerken, Silk Road’ı kendi bölgenle ilişkilendirmek güçlü bir stratejidir. Anadolu’daki bir kervansarayın tarihini, belirli bir Osmanlı şehrinin gümrük kayıtlarını ya da bir limanın İpek Yolu ağındaki rolünü inceleyen odaklı sorular üretebilirsin.
Örnek IA fikirleri:
IA’de “narrow focus” ve “historical inquiry” kavramlarını basitçe, tek şehir, tek dönem, tek tema şeklinde düşünmek işini kolaylaştırır. Araştırma sürecinde haritalar, arşiv belgeleri, müze koleksiyonları ve yerel tarih çalışmaları, evidence olarak kullanabileceğin temel kaynaklardır.
Merkezî Asya ve İpek Yolu üzerine derlenmiş akademik kaynak listeleri için, Berkeley Üniversitesi’nin rehberi iyi bir başlangıç noktası sunar: Central Asia: The Silk Road.
İpek Yolu, tek bir çizgi değil, uzun yüzyıllar boyunca Çin’den Akdeniz’e uzanan dev bir trade network ağıydı ve bu ağ üzerinden mallar, dinler, fikirler, teknolojiler ve hatta hastalıklar hareket etti. Büyük imparatorluklar bu ağdan güç topladı, şehirler ticaret ve kültür merkezlerine dönüştü, farklı toplumlar arasında yoğun bir cultural exchange yaşandı.
Şimdi bu bilgiyi kalıcı hale getirmek için üç küçük adım atabilirsin: önce, Silk Road için kısa bir kavram haritası çiz; ardından, kendine bir essay sorusu yazıp ana argümanlarını maddeler halinde çıkar; son olarak, .edu uzantılı bir akademik makaleden kısa bir bölüm okuyup önemli noktaları not al. Böylece İpek Yolu senin için sadece bir tarih konusu olmaktan çıkar, bugünkü küreselleşmiş dünyanın köklerini anlamana yardım eden canlı bir çerçeve haline gelir.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and