IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
IB Diploma Programme derslerini seçerken, Almanca için IB German Ab Initio mu yoksa IB German B mi almanın daha mantıklı olduğuna karar vermek kolay olmuyor. Öğrenciler “Sıfırdan mı başlasam, yoksa yıllardır gördüğüm Almancayı mı devam ettirsem?” diye düşünürken, veliler de hem puan hem de iş yükü açısından en mantıklı seçeneği bulmaya çalışıyor.
Bu yazıda sana tam bu ikilemi çözmen için net bir çerçeve sunacağım. Seviye farkı, beklenen CEFR düzeyi, müfredat içeriği, sınav yapısı, zorluk derecesi ve üniversite hedefleri açısından IB German Ab Initio ile IB German B’yi sade bir dille karşılaştıracağız.
Yazı boyunca Extended Essay, Internal Assessment ve Grade Boundary gibi terimleri İngilizce kullanacağım. Sonunda, kendi seviyene ve hedeflerine bakarak hangi dersi seçmen gerektiği konusunda çok daha rahat hissedeceksin.
IB Diploma Programme içinde Almanca, Group 2, yani Language Acquisition grubunda yer alır. Bu grupta iki temel seçenek vardır: Language Ab Initio ve Language B.
German Ab Initio, daha önce hiç Almanca almamış ya da çok sınırlı deneyimi olan öğrenciler için tasarlanmış Standard Level bir derstir. Dersin sonunda hedeflenen CEFR aralığı genelde A1–A2, yani temel kullanıcı seviyesidir.
German B ise, Almanca ile en az 2–5 yıllık geçmişi olan öğrenciler için tasarlanır ve hem Standard Level hem de Higher Level olarak sunulur. Hedef CEFR seviyesi B1–B2 bandıdır, yani bağımsız kullanıcı seviyesine yaklaşan bir düzey.
Kendine önce basit bir soru sor: “Almanca ile sıfırdan mı başlıyorum, yoksa zaten birkaç yıldır görüyorum?” Eğer cevap net şekilde “Sıfırdan” ise, German Ab Initio senin için daha doğal seçenektir.
Ab Initio için tipik öğrenci profili:
German B için tipik öğrenci profili:
“Almanca hakkında kısa bir paragraf konuşsam, en az 1–2 dakika idare edebiliyorum” diyorsan, German B senin için çok daha gerçekçi olabilir. Tam tersine, “Merhaba, nasılsın?” seviyesinin ötesine geçemiyorsan Ab Initio genelde daha güvenli bir başlangıç olur.
CEFR skalasını günlük hayat açısından düşünmek seçim yapmanı kolaylaştırır. A1–A2 seviyesinde olan biri, kendini tanıtabilir, aile, okul, hobiler gibi basit konular hakkında kısa cümleler kurabilir ve yavaş konuşulduğunda temel soruları anlayabilir.
Bu tam olarak German Ab Initio’nun hedefidir. Kurs sonunda tipik bir öğrenci:
B1–B2 seviyesinde olan German B öğrencisi ise:
Kısacası, Ab Initio “temel iletişim”, German B ise “daha bağımsız ve akıcı iletişim” düzeyini hedefler.
IB dil derslerinde temalar büyük ölçüde ortaktır. Kimlik, tecrübeler, insan yaratıcılığı, sosyal organizasyonlar ve gezegenimizi paylaşmak gibi çatı temalar hem Ab Initio hem German B içinde yer alır. Fark, bu temaları ne kadar derin ve soyut ele aldığın noktada ortaya çıkar.
Her iki derste de dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri dengeli şekilde geliştirilir, ancak beklenti düzeyi değişir.
German Ab Initio içinde daha çok günlük hayat ağırlıklı içerikler görürsün. Örneğin:
Aynı temalar German B içinde de vardır, ancak soru türü ve metinler değişir. German B’de:
Ab Initio öğrencisi “Bugünkü programımı anlatıyorum” tarzı metinlerle çalışırken, German B öğrencisi “Sosyal medyanın gençlerin kimliği üzerindeki etkisi” hakkında tartışma metni okuyup yorum yapar.
German Ab Initio, temel kelime dağarcığı ve basit gramer yapıları ile iletişim kurabilmeni hedefler. Hazır kalıplar ve sık kullanılan cümle yapıları yoğun şekilde tekrar edilir. Hatalara daha fazla tolerans vardır, amaç seni günlük hayatta kullanılabilir bir seviyeye getirmektir.
German B’de ise senden:
Örneğin Ab Initio Individual Oral sırasında “Bu fotoğrafta ailemle tatildeyiz” düzeyinde anlatım yeterli olabilir. German B’de ise “Tatillerin aile ilişkilerini nasıl etkilediğini” anlatman ve kendi fikrini savunman beklenir.
German Ab Initio’da gramer odağı daha temel seviyededir. Genelde:
German B’de gramer bir seviye yukarı çıkar. Burada:
Amaç, grameri korkutucu hâle getirmek değil, seni akademik ve sosyal bağlamda kendini rahat ifade edebileceğin bir noktaya taşımaktır.
Hem German Ab Initio hem German B için sınav yapısı benzer başlıklar taşır. Yazılı sınavlar Paper 1 ve Paper 2 olarak, sözlü kısım ise Individual Oral Assessment olarak adlandırılır. Fark, metinlerin uzunluğu, soyutluk seviyesi ve beklenen dil doğruluğudur.
IB okullarında genel dil politikası hakkında fikir edinmek istersen, örnek bir yaklaşım olarak International Baccalaureate (IB) Schools Language Policy sayfasına göz atabilirsin.
German Ab Initio Paper 1’de senden genelde 200–250 kelimelik kısa ve günlük yazılar beklenir. E-posta, kısa blog yazısı ya da not gibi daha pratik ve samimi metin türleri karşına çıkar.
German B Paper 1’de ise:
Paper 2 kısmında her iki derste de okuma ve dinleme soruları vardır. Ab Initio’da metinler daha kısa ve somut olurken, German B’de metinler daha uzun, kelime çeşitliliği daha yüksek ve konular daha soyut hâle gelir. Bu da sınav öncesi pratik ve soru çözme süresini German B’de ciddi şekilde artırır.
Individual Oral Assessment iki derste de görsel uyaran üzerinden yürür. Önce kısa bir hazırlık süren olur, sonra görsel ile ilgili sunum yaparsın ve ardından öğretmeninle kısa bir sohbet bölümü gelir.
Ab Initio’da odak noktası:
German B’de ise senden:
Bu yüzden German B sözlü sınavında akıcılık, kelime çeşitliliği ve gramer doğruluğu daha ince bir gözle değerlendirilir, hata toleransı biraz daha düşer.
Almanca derslerinde sözlü performansın ve bazı görevlerin bir kısmı Internal Assessment kapsamında öğretmenin tarafından değerlendirilir, fakat bunlar IB tarafından moderasyon sürecinde kontrol edilir. Yani okul içi puanlar da uluslararası standartlara göre ayarlanır.
Grade Boundary, her yıl 1’den 7’ye giden notların hangi puan aralıklarına karşılık geldiğini gösteren tablodur. Sınavların zorluğu oturuma göre değiştiği için bu aralıklar da küçük oynamalar yapabilir. German B’de metinler ve beklenti seviyesi daha yüksek olduğu için, aynı ham puan farklı yıllarda farklı nota denk gelebilir.
Sırf “kolay not alırım” düşüncesiyle Ab Initio seçmek risklidir, çünkü yanlış seviye seçimi motivasyonunu hızla düşürebilir. Aynı şekilde, seviyenden çok yukarıda olan German B seçimi de gereksiz stres yaratabilir.
German Ab Initio’yu “çok kolay” gibi görmek doğru olmaz, ancak başlangıç seviyesindeki öğrenciler için daha erişilebilir bir yapı sunduğu açık. Kelime listeleri, temel kalıplar ve bol tekrar sayesinde düzenli çalışan biri için yönetilebilir bir iş yükü ortaya çıkar.
German B, özellikle Higher Level seçildiğinde, çok daha fazla okuma, yazma ve konuşma pratiği ister. Kelime dağarcığını ciddi şekilde genişletmen, farklı metin türlerine alışman ve grameri daha ince ayrıntılarıyla kullanman beklenir. Aynı anda ağır fen, matematik veya diğer HL derslerini yürütüyorsan, German B için fazladan çalışma saati planlaman gerekebilir.
Artık temel farkları gördün, şimdi bunu kendi hayatına uyarlama zamanı. Burada dürüst bir öz değerlendirme, IB hedeflerin ve uzun vadeli planların devreye giriyor.
Kendine şu soruları sorarak başlayabilirsin:
Bu sorulara verdiğin cevaplar seni doğal olarak Ab Initio ya da German B tarafına yönlendirecektir. Seviyeni gereğinden yüksek görmek, ders içinde sürekli zorlanmana yol açabilir. Aşırı mütevazı davranıp çok alt seviyeden başlamak ise sıkılmana ve motivasyon kaybına neden olabilir.
Almancayı üniversitede, özellikle Almanca konuşulan bir ülkede kullanmak istiyorsan, German B, hele ki Higher Level, daha avantajlı bir seçim olur. Birçok Alman üniversitesi, hazırlık sınıfı dışında doğrudan bölüm için en az B2 seviyesine yakın bir dil düzeyi bekler ve German B bu hedefe giden yolda seni daha iyi hazırlar.
German Ab Initio ise, dili tanımak, seyahatlerde kullanmak, kültürel iletişimi geliştirmek ve IB dil gerekliliğini mantıklı bir seviyede karşılamak için güzel bir başlangıç sunar. “Almanca benim ana odak dilim olmayacak, ama öğrenmek istiyorum” diyorsan Ab Initio gayet mantıklı görünür.
Ders seçerken sadece Almancaya odaklanmak yerine, tüm IB programını bir bütün olarak düşünmen önemli. Zaten üç tane ağır Higher Level dersin, yoğun fen ve matematik yükün varsa, German B HL seçimi seni gereksiz yorabilir.
Extended Essay’i Almanca ile bağlantılı bir konuda yazmak istiyorsan, German B sana daha fazla metin, kavram ve akademik kelime sağlayarak önemli bir avantaj getirir. Öte yandan, Extended Essay’i fizik, kimya ya da matematik gibi alanlarda planlıyorsan ve programın zaten yoğun görünüyorsa, German Ab Initio ile daha dengeli bir çalışma planı oluşturabilirsin.
Özetlemek gerekirse, German Ab Initio sıfıra yakın seviyeden başlayan öğrenciler için tasarlanmış, A1–A2 bandını hedefleyen bir başlangıç kursu, German B ise önceden Almanca geçmişi olan ve B1–B2 düzeyine yükselmek isteyen öğrenciler için daha ileri bir seçenektir. Müfredat derinliği, sınavların zorluk düzeyi ve beklenen dil yeterliliği bu iki dersi net biçimde birbirinden ayırır.
Kendi seviyeni, çalışma alışkanlıklarını ve üniversite hedeflerini dürüstçe değerlendirdiğinde, hangi dersin sana daha uygun olduğunu çok daha net görebilirsin. Unutma, doğru seviye seçimi, hem IB sürecinde motivasyonunu korumana hem de Almancayı daha keyifli ve sürdürülebilir şekilde öğrenmene yardım eder. Doğru kararı verdiğinde, iki yılda ne kadar yol alabildiğine kendin bile şaşıracaksın.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and