IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo” (store) gibi düşünmek işini kolaylaştırır, population size depodaki su gibidir, births ve immigration giriş (inflows), deaths ve emigration çıkış (outflows) olur.
Bu konu sınavlarda sık gelir çünkü IB, ezberden çok grafik yorumlama, model karşılaştırma ve basit hesaplama ister. Özellikle şu terimler sürekli karşına çıkar: population, carrying capacity, exponential growth, Demographic Transition Model (DTM), population pyramid. Bir grafiğe bakıp “ne gösteriyor” demek yetmez, “neden böyle” ve “ne anlama gelir” kısmını da yazman beklenir.
Nüfus dinamiği, küçük bir denge hesabı gibi çalışır. Aynı şehirde yaşayan insanları düşün, bir yandan bebekler doğar, bir yandan insanlar ölür, bazıları taşınır, bazıları geri gelir. Bu yüzden, sınavda ilk bakacağın şey hangi akışların soruya dahil olduğu olmalı.
IB soruları genelde birim hassastır. Oranlar çoğu zaman per 1,000 people per year şeklindedir. Bir de yüzdeyle ifade edilen büyüme oranları gelir, burada en sık hata “per 1,000” ile “%” değerlerini karıştırmaktır.
En basit kuralı cebinde taşı:
If births + immigration > deaths + emigration, population grows.
Tersi olursa nüfus küçülür. Bu mantık basit görünür ama migration (göç) bazı ülkelerde tüm hikayeyi değiştirir. Mesela doğum oranı düşük olsa bile yüksek immigration toplam nüfusu artırabilir; ya da savaş ve işsizlik dönemlerinde emigration artıp büyümeyi tersine çevirebilir.
Küçük bir örnek düşün: 1 milyonluk bir ülkede yılda 20.000 doğum, 10.000 ölüm varsa doğal artış 10.000 kişidir. Aynı yıl 15.000 kişi göç ederse, toplam artış 25.000 olur. Soru “natural increase” diyorsa göçü katmazsın; “overall growth” diyorsa katarsın.
Aşağıdaki kavramlar, Paper 1 ve Paper 2’de puanı hızlı toplatır:
| Terim | Açılım (English) | Ne anlatır? | Tipik birim |
|---|---|---|---|
| CBR | Crude Birth Rate | Yılda 1.000 kişi başına doğum sayısı | births/1,000/year |
| CDR | Crude Death Rate | Yılda 1.000 kişi başına ölüm sayısı | deaths/1,000/year |
| TFR | Total Fertility Rate | Bir kadının yaşamı boyunca ortalama doğuracağı çocuk sayısı | births/woman |
| NIR | Natural Increase Rate | Doğal artış, NIR = CBR – CDR (migration hariç) | per 1,000/year veya % |
| Doubling time | 70 rule | İkiye katlanma süresi, 70 / growth rate (%) | years |
Sık yapılan hatalar:
2025 için büyük resmi bağlamak istersen, güncel kaynaklar dünya nüfusunun yaklaşık 8.2 milyar olduğunu ve büyümenin yaklaşık %0.85/yıl civarına yavaşladığını söylüyor. Bu, “exponential growth bitti” demek değildir, hızın düştüğünü anlatır. İnsan nüfusu ve büyüme hakkında kısa bir okuma için University of Florida uzantılı şu sayfa işe yarar: Our Environment: Part 6 – Human Population Growth.
İnsan nüfusu uzun süre yavaş artmıştı, sonra bir anda hızlandı. Bu, yokuş aşağı kayan bir kartopu gibi düşünülebilir, önce küçük bir hareket olur, sonra kütle büyüdükçe ivme artar. IB bunu genelde iki büyüme modeliyle anlatır: J-curve (exponential growth) ve S-curve (logistic growth).
Çevre kısmında ana bağ şu: nüfus büyüdükçe kaynak talebi artar, bu da carrying capacity ve kirlilik baskısını gündeme taşır. Yine de IB dili deterministik olmaz, teknoloji, ticaret ve politika koşulları carrying capacity algısını değiştirir.
1700’ler öncesi büyüme yavaştı çünkü yüksek ölüm oranı (hastalık, kıtlık, savaş) doğumları dengeliyordu. 1800’lerden sonra tablo değişti; tarım verimi, temiz su, kanalizasyon, aşılar ve antibiyotikler ölüm oranlarını düşürdü. CDR düşünce, aynı CBR seviyesinde bile nüfus hızla artar.
Burada sınavda sevilen bir kavram var: population momentum. TFR düşse bile, eğer toplum çok gençse, çok sayıda insan “çocuk sahibi olma yaşına” aynı anda girer. Oran düşer, sayı bir süre daha artar. Bu yüzden bazı ülkelerde nüfus artışı, politikalardan sonra bile hemen durmaz.
Carrying capacity, bir çevrenin uzun vadede sürdürülebilir biçimde destekleyebileceği maksimum nüfus büyüklüğüdür. IB’de bunu sadece “kaç kişi” diye değil, “hangi yaşam tarzı” diye de düşünmen beklenir. Aynı nüfus, farklı tüketimle bambaşka bir ecological footprint üretir.
Nüfus artışıyla birlikte sık görülen baskılar:
Bu başlık için daha akademik bir bakış istersen, Rockefeller University kaynaklı şu çalışma referans olarak kullanılabilir: Population Growth and Earth’s Human Carrying Capacity.
Sınavda model sorularında iki cümlelik tanım puan getirir, ama yüksek puan genelde şu üçlüden çıkar: “ne gösterir, güçlü yön, sınırlılık”. Modeller, gerçeğin fotoğrafı değil, haritasıdır; harita iş görür ama her detayı taşımaz.
DTM genel olarak Stage 1-4 ile anlatılır, bazı kaynaklar Stage 5’i “bazı ülkelerde” diye ekler. DTM hakkında kısa ve anlaşılır bir özet için şu .edu kaynak uygun: The Demographic Transition Model.
Sınırlılıkları da yazmayı unutma: DTM, migration etkisini zayıf açıklar, ayrıca savaş, pandemi veya hızlı zenginleşme gibi şoklarda her ülke aynı sırayı izlemez.
Population pyramid (age-sex pyramid), yaş gruplarının ve cinsiyetin dağılımını gösterir. Şekil ipuçları sınavda çok iş görür:
Bir de yorum puanı veren kavram: dependency ratio. Çalışan yaş grubuna göre çocuk ve yaşlı yükü artarsa, eğitim, sağlık ve emeklilik baskısı büyür. Population pyramid’in ne anlattığını pratik örneklerle görmek için Wisconsin uzantılı şu sayfa temiz bir kaynak: What Population Pyramids Reveal About The Past, Present And Future.
Politikalar kısmında IB, “tek doğru” aramaz; amaç, sonuç ve etik boyutu birlikte ister. Bu yüzden cevapların “policy evaluation” tadında olmalı.
China’nın One-Child Policy örneği iyi bilinir; amaç hızlı nüfus artışını yavaşlatmaktı, sonuçlarda doğum oranı düşüşü ve uzun vadede yaşlanma baskısı gibi etkiler tartışıldı. Etik yazarken 3 kriter yeter: effectiveness, social impacts, environmental impacts (istersen human rights boyutunu da ekle).
Malthus, nüfusun gıdadan hızlı artabileceğini ve kıtlık riskini vurgular. Boserup ise nüfus baskısının yenilik ve tarım verimini artırabileceğini söyler. IB, bu ikisini “biri doğru” diye değil, koşullara göre tartmanı ister.
Paper 1-2 mini kontrol listesi:
IA veya Extended Essay için veri kaynağı seçerken güvenilir, güncel ve erişilebilir veri işini hızlandırır. UN ve World Bank verilerine giden kapılar için şu .edu rehberi pratik: Demographic and Population Statistics: Resources. Grade Boundary hedefliyorsan, kanıt temelli yazmayı alışkanlık yapman fark yaratır.
IB ESS 8.1’de nüfus değişimini akışlarla (births, deaths, immigration, emigration) kurarsan, sorular birden sadeleşir. DTM ve population pyramid trendi gösterir, ama migration ve şoklar gibi sınırlılıkları vardır. Sınavda güçlü cevap, tanım, hesaplama ve grafik yorumunu birlikte verir, bir sonraki adım olarak DTM ve population pyramid soruları çöz, sonra bir ülke seçip CBR, CDR, NIR trendini çıkararak Internal Assessment için mini bir iskelet oluştur.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and