IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
IB Economics’te yüksek seviye Essay, Paper 1, Paper 2, Internal Assessment ve Extended Essay notu almak için sadece teori bilmek yetmiyor; o teoriyi real‑world example ile beslemek gerekiyor. Examiner raporlarında tekrar tekrar görülen hata, öğrencinin uzun uzun teori yazıp neredeyse hiç gerçek hayat örneği vermemesi.
Bu yazı, kendi IA veya sınav cevabına kopyalayamayacağın kadar genel, ama ilham alıp uyarlayabileceğin kadar somut ve güncel örnekler sunuyor. Supply, demand, inflation, unemployment, market failure, trade war, economic development gibi kavramları, gerçek ülkeler, sayılar ve politikalarla birlikte göreceksin.
Ayrıca .edu uzantılı sitelerden veri ve tanım almanın, kaynak güvenilirliği açısından neden güçlü bir tercih olduğunu da göreceksin; çünkü üniversite ve araştırma merkezleri, metodolojisi açıklanmış ve denetlenen akademik içerik üretir.

Photo by nappy
IB’nin kastettiği real‑world example, hayali bir hikâye değil, gerçekten yaşanmış, tarih ve yer bilgisi olan, tercihen sayısal veri içeren ekonomik bir olaydır. Bir gazete haberi, merkez bankası raporu, national statistics office verisi, IMF tahmini, hatta bir .edu araştırma makalesi bu örneğin kaynağı olabilir.
Kurgu örnek ise “Bir ülkede hükümet vergileri artırırsa…” gibi hayal ürünü, ülkesiz ve tarihsiz anlatılardır. Teori öğretmek için sınıfta iş görebilir, ama IB sınavında yüksek band için tek başına yeterli olmaz.
Gerçek hayat örneğini bulup kullanma sürecini basit bir zincir gibi düşünebilirsin:
IB Economics guide, tüm bileşenlerde context kullanımını puanlandırıyor. Bu yüzden her bölümde rolünü netleştirelim.
İyi bir örnek, birkaç basit özelliği aynı anda taşır:
Kötü bir örnek şu cümleye benzer:
“Birçok ülkede enflasyon yüksektir, bu da tüketicileri olumsuz etkiler.”
Ülke yok, tarih yok, sayı yok, kavram bağlantısı zayıf.
Daha iyi bir versiyon:
“Türkiye’de 2025 yılında yıllık inflation yaklaşık yüzde 31 civarında seyrederken, özellikle gıda ve konut fiyatlarındaki artış düşük gelirli hanehalklarının real income seviyesini zayıflattı.”
Burada ülke, yıl, kabaca oran ve etki aynı cümlede yer alıyor. Haberden tek cümleyi kopyalamak yerine, küçük bir bağlam paragrafı yazmak IB açısından çok daha güçlü görünür.
Paper 1 ve Paper 2 için asıl fark, örneği evaluation (AO3, AO4) bölümünde nasıl kullandığınla ortaya çıkar. Level 3 veya Level 4 band hedefliyorsan, soyut tartışma yerine, net context kullanmak neredeyse zorunlu hale gelir.
Mesela fiyat mekanizmasını anlatırken şu zinciri kurabilirsin:
Bu tarz net bağlantılar, markscheme’de üst Grade Boundary bandlarına girmene yardım eder. Eski markscheme ve örnek cevaplara bakmak için Paper 1 markscheme açıklamalarını içeren kaynakları inceleyebilirsin; örneğin Cambridge’in paylaştığı açıklamalı çizelgeler, hangi cevabın neden üst banda girdiği konusunda fikir verir: Cambridge Paper 1 markscheme örneği.
IA commentary, doğrudan bir haber veya kısa rapor üzerine kurulur. Yani real‑world example senin yorumunun iskeletidir. Haber seçerken:
Öğretmenlerin sık kullandığı IA rehber dosyaları, ne tür haberlerin uygun olduğunu güzel açıklar; örneğin Eugene International High School’un IA commentary paketinde, haber seçimi ve kavram eşleştirme konusunda pratik sorular ve yanıtlar bulunuyor: IA Commentary Packet örneği.
Extended Essay içinse seviye değişir. Burada:
Bu noktada university economics department araştırmaları, .edu veri tabanları ve working paper’lar işe yarar. Konu seç, ülke seç, sonra iki üç temel değişken belirle; örneğin “Turkey, 2015–2025 döneminde inflation ile interest rate ilişkisi” gibi. Sonra haber değil, veri seti ve literatür üzerinden real‑world example bankanı kurarsın.
Mikroekonomide hemen her kavramı, günlük hayatta zaten yaşadığın şeylerle bağlayabilirsin. Supply, demand, equilibrium price, elasticity, price control, indirect tax, subsidy gibi başlıklar için birkaç sağlam örnek, bütün Paper 1 sen boyunca işine yarar.
Arz ve talep kaymalarının gerçek piyasalarda nasıl çalıştığını ayrıntılı anlatan açık ders notları için, Hawaii Üniversitesi’nin ücretsiz microeconomics kitabındaki “Shifts in Demand and Supply” bölümünü inceleyebilirsin: Shifts in Demand and Supply for Goods and Services.
E‑kitap, online course, oyun içi item veya streaming aboneliği düşün. Bunlar tamamen dijital, ama yine de market forces of supply and demand ile belirlenen fiyatlara sahip.
Örneğin popüler bir streaming platformunun monthly subscription fiyatı 100 birim olsun. Firma fiyatı 120 birime çıkardığında, birçok öğrenci ve aile, “Ben zaten hepsini izlemiyorum” diyerek subscription iptali yapar; quantity demanded düşer, bu da downward movement along the demand curve şeklinde açıklanır.
Ancak çok sevilen bir online game season pass için talep daha inelastic olabilir. Oyuncular social pressure ve habit yüzünden, fiyat artsa bile satın almayı bırakmayabilir. Paper 1’de “inelastic demand” sorulduğunda, bu örneği, “In the case of popular online games, demand can be relatively price inelastic in the short run due to brand loyalty and lack of close substitutes.” gibi bir cümleye dönüştürebilirsin.
Cross elasticity of demand (XED) içinse iki rakip platform seçebilirsin; bir streaming servisi fiyat artırdığında, rakip platforma geçişler artar, bu da positive cross elasticity örneğidir.
Temel gıda ürünleri ve akaryakıt, çoğu ülkede necessity kategorisinde olduğu için demand genelde price inelastic olur. Kısa vadede petrol fiyatı ciddi biçimde artsa bile, insanlar işe gitmek, mal taşımak ve ısınmak zorunda oldukları için quantity demanded çok az düşer.
Turkey veya benzeri ülkelerde son yıllarda energy ve food prices artarken, tüketimin tamamen çökmediğini görmen bu yüzden; people cut some “luxury” consumption, ama ekmek ve yakıt gibi malların tüketiminde sadece sınırlı bir azalış olur. Price elasticity of demand sorularında “low number of close substitutes” ve “necessity good” ifadelerini bu bağlama oturtarak kullanabilirsin.
Elasticity hesaplamaları ve elastic‑inelastic ayrımını sayısal örneklerle pekiştirmek istersen, Iowa State University’nin hazırladığı kısa notlar oldukça açıklayıcı: Elasticity of Demand özet notu.
Government intervention ve market failure içeren klasik örnek, sigara veya şekerli içecekler üzerindeki indirect tax politikasıdır. Bunlar demerit goods olarak görüldüğünde, devlet negatif externalities azaltmak için excise tax uygular.
Paper 1’de kuracağın hikâye şöyle ilerleyebilir:
Benzer şekilde, public transport veya renewable energy projeleri için verilen subsidy, positive externalities içeren merit goods tüketimini artırmayı hedefler. Örneğin şehir içi metro biletlerine yapılan subsidy, car use yerine public transport kullanımını teşvik eder, bu da congestion ve pollution problemlerini kısmen azaltır.
Price control örnekleri, IB’de evaluation yazmak için altın madeni gibidir. Büyük şehirlerde rent control uygulandığında, government bir price ceiling belirler. Kısa vadede tenants için housing daha affordable görünür; ancak landlord sayısı azalabilir, new construction yavaşlayabilir, quality of housing düşebilir ve uzun vadeli shortage oluşabilir.
Benzer bir analiz minimum wage için de geçerlidir. Hükümet, low‑income workers’ı korumak için price floor koyduğunda, bazı firms daha az worker hire eder veya working hours düşürür. Labor demand azalırsa, especially low‑skilled workers arasında unemployment artma riski doğar.
Bu örnekler, market failure ve equity versus efficiency tartışmalarını açmak için uygundur. Evaluation kısmında, “While minimum wage can improve equity by raising incomes of some workers, it may reduce efficiency if it leads to higher structural or cyclical unemployment among low‑skilled workers.” gibi dengeli bir cümle kullanabilirsin.
Makro sorularda, inflation, unemployment, GDP growth, business cycle, fiscal policy ve monetary policy kavramlarını birbirine bağlayan bir iki ülke örneği, neredeyse tüm Paper 1 ve Paper 2 sorularında işini kolaylaştırır.
Son yıllarda pek çok ülkede yükselen inflation oranları, hem demand‑pull hem cost‑push mekanizmasını aynı anda görmek için iyi birer case study sağlıyor. Tüketici harcamalarının ve government spending’in hızla arttığı, düşük interest rate dönemlerinde aggregate demand sağa kayar, bu da demand‑pull inflation yaratır.
Aynı dönemde energy price şokları, exchange rate depreciation ve supply chain sorunları, firms için production costs artırarak AS’i sola kaydırır, bu da cost‑push inflation örneğidir. Örneğin 2025’te Turkey gibi bazı ülkelerde yıllık enflasyonun yüzde 30 civarında seyretmesi, hem iç talep koşulları hem de enerji ve gıda fiyatlarındaki artışla açıklanabilir.
Inflation dinamiklerini analiz eden akademik çalışmalar için .edu kaynaklı makaleleri kullanmak, Extended Essay veya IA için kaliteli referans sağlar; Yale veya Boston University gibi üniversitelerin macroeconomics ve fiscal policy üzerine hazırladığı ders notlarında bu ayrım net bir şekilde işlenir, örneğin Macroeconomic Policy özetleri.
Youth unemployment, özellikle recession dönemlerinde hem cyclical unemployment hem de structural unemployment kavramlarını aynı anda gösteren canlı bir örnektir. Aggregate demand düşünce, firms satış kaybı yaşar ve production kısar; bu da kısa vadede cyclical unemployment yaratır.
Uzun vadede ise teknoloji değişimi ve skills mismatch devreye girer; eğitim sistemi yeterince güncel değilse, gençler labor market’in istediği digital ve technical skills’e sahip olmaz, bu da structural unemployment yaratır. Extended Essay’de education policy incelemek isteyen bir öğrenci, belli bir ülkede 10 yıllık youth unemployment oranlarını, eğitim reformları ve teknoloji yatırımları ile birlikte analiz ederek güçlü bir research question kurabilir.
Bir economy recession yaşadığında, governments genelde expansionary fiscal policy uygular; government spending artırır veya tax cuts yapar. Bu sayede aggregate demand artar, GDP growth toparlanır ve cyclical unemployment azalır.
Merkez bankası ise aynı dönemde expansionary monetary policy ile interest rate düşürebilir. Lower interest rates, consumption ve investment harcamalarını destekleyerek aggregate demand’i daha da yükseltir. IB sorularında bu zinciri, “lower interest rates → increased investment → higher AD → higher real GDP and lower unemployment, but potential inflationary pressure” şeklinde net ve adım adım açıklarsan, yüksek band alman kolaylaşır.
Bu politikaların teorisi ve örnek kullanımı için, ders amaçlı hazırlanmış açıklamaları incelemek faydalı olur; örneğin Brigham Young University Idaho’nun expansionary fiscal policy modülü, kavramları sade grafiklerle anlatır: Expansionary Fiscal Policy dersi.
Supply‑side policy örneği ararken, uzun vadeli reform programlarına bakmak çok işe yarar. Bir ülkenin education reformu yapması, STEM alanına burs vermesi, büyük highway veya rail network projelerine başlaması, R&D için firmalara tax credit sunması, hepsi long‑run aggregate supply’ı artırmayı hedefleyen politikalardır.
Short run’da government spending yükselir, budget deficit büyüyebilir; fakat long run’da higher potential output ve lower natural rate of unemployment gibi faydalar beklenir. Paper 1 evaluation bölümünde, bu tarz örnekleri equity, efficiency ve sustainability ile ilişkilendirerek, “While such policies can improve long‑run growth and reduce structural unemployment, they may raise inequality if access to improved education or infrastructure is concentrated in certain regions.” gibi dengeli yorumlar yazabilirsin.
Uluslararası ticaret, exchange rates, protectionism, trade war, FDI, balance of payments ve economic development konuları, IB öğrencilerinin IA ve Extended Essay için en çok tercih ettiği alanlar arasında yer alıyor. Burada amaç siyaset tartışması yapmak değil, ekonomik mekanizmayı net göstermek.
Son yıllarda yaşanan büyük ticaret gerilimleri, tariff ve quota politikalarının gerçek etkilerini incelemek için doğal bir laboratuvar sağladı. Bir ülke imported goods üzerine tariff koyduğunda, domestic price yükselir, consumer surplus azalır, bazı domestic producers ise daha korunmuş hale gelir ve producer surplus kazanır.
IB için klasik tariff diagram bu hikâyeyi görselleştirir; evaluation bölümünde ise retaliation riskini, global supply chain bozulmalarını ve long‑run efficiency kayıplarını tartışabilirsin. University of Michigan Law School’un tarifelerin yeniden yükselişi üzerine hazırladığı çalışma, trade policy’nin güncel tartışmalarını özetler: The Resurgence of Tariffs çalışması.
Turistik bir ülkenin currency’si foreign exchange market’te value kaybettiğinde (depreciation), o ülkeye gelen turistler için prices daha ucuz görünür. Bu durumda tourism revenue artabilir, net exports yükselir ve current account dengesi kısmen iyileşebilir.
Öte yandan aynı depreciation, imported intermediate goods maliyetini yükselttiği için cost‑push inflation riskini artırır. IB sorularında bu çifte etkiyi anlatmak, hem analysis hem evaluation kriterlerinde sana artı yazar; foreign exchange market diagram kullanarak, supply of domestic currency artışı ile depreciation arasındaki bağlantıyı gösterebilirsin.
Exchange rate’lerin international business üzerindeki etkisini daha derin anlamak için Eastern Washington University’nin hazırladığı açıklayıcı yazıyı inceleyebilirsin: How Exchange Rates Influence International Business.
Development economics’te sadece GDP per capita’ya bakmak yetmez; HDI, education outcomes, health indicators ve multidimensional poverty gibi ölçütler de önemlidir. Düşük ve orta gelirli ülkelerde road network, clean water erişimi, electricity access, school enrollment oranları ve basic health services yatırımları, long‑term economic development için kritik rol oynar.
Extended Essay veya IA için, belirli bir ülkede education veya health spending artışı ile HDI veya poverty rates arasındaki ilişkiyi incelemek, hem veri açısından hem teori açısından zengin bir çalışma ortaya çıkarır. NGO raporları yanında, .edu uzantılı development case study’ler de sana sağlam arka plan sunar.
Official development assistance (ODA) ve foreign direct investment (FDI), gelişmekte olan ülkeler için hem fırsat hem risk taşır. Örneğin büyük bir manufacturing plant yatırımı, host country için employment, tax revenue ve technology transfer sağlayabilir; aynı zamanda environmental impact ve local firms üzerinde crowding out etkisi yaratabilir.
Harvard Kennedy School’un Intel’in Costa Rica’ya yaptığı FDI üzerine hazırladığı case study, gerçek bir örnek üzerinden bu dengeleri gösterir: Intel: A Case Study of Foreign Direct Investment in Central America. Extended Essay’de benzer bir case seçip, host country’nin growth, employment ve income distribution göstergelerini inceleyebilirsin.
Artık mikro, makro, international ve development için birçok örnek türünü gördün. Şimdi bunları sınavda kullanabileceğin pratik bir sisteme dönüştürmek gerekiyor.
Küçük ama düzenli bir sistem, sınav haftasında seni kurtarır:
Bunları bir dijital tabloya (Google Sheets) veya deftere yazabilirsin. Zamanla micro, macro, international ve development için ayrı sayfalar oluşturursun; IA, Paper 1 ve Paper 2 gelince hazır bir veri tabanın olur.
Ezber cümle yerine, esnek kalıplar kullanmak daha iyi sonuç verir. Türkçe yazıp teknik terimleri İngilizce bırakmak, sınavda da doğal durur. Örneğin:
Bu tarz uzun ama okunabilir cümleler, examiner için “clear chain of reasoning” izlenimi yaratır.
Kaynak ararken şu soruları kendine sor:
.edu uzantılı siteler, üniversite ve araştırma kurumlarına ait olduğu için, genelde akademik standartlara uygun çalışır. Aynı şekilde central bank raporları ve official statistics, IB’nin beklediği “reliable data” tanımına uyar. Academic Honesty açısından ise, cümleleri kopyalamak yerine, veriyi kendi kelimelerinle açıklaman ve analiz etmen gerekir; alıntı yaparsan kaynakça göstermeyi unutma.
IB Economics’te başarı için sadece teori bilmek yetmez; o teoriyi destekleyen real‑world examples ile cevabını canlı ve ikna edici hale getirmen gerekir. Mikroekonomide dijital ürünler, food ve energy markets, indirect tax ve price control örnekleri; makroekonomide inflation, unemployment ve government policy senaryoları; international economics’te trade war, exchange rate ve FDI; development economics’te infrastructure, education ve health investments üzerinden kullanabileceğin pek çok somut olay var.
Bugün, bir haber sitesi veya merkez bankası raporu açıp tek bir haber seç; sonra o haberi supply, demand, inflation veya development kavramlarından en az biriyle eşleştirmeye çalış. Bunu düzenli yaptığında, sınav anında örnek bulmak için zorlanmadığını, aklına otomatik olarak “hazır paket”ler geldiğini göreceksin.
Zamanla real‑world example kullanımı doğal bir refleks haline gelir ve bu da seni, Grade Boundary’nin üst bandlarına taşıyabilecek en güçlü avantajlardan biri olur.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and