IB Digital Society Technology & Culture: Teknoloji ve Kültür

IB Diploma Programme içindeki IB Digital Society, hem SL hem de HL seviyesinde iki yıllık bir ders olarak karşımıza çıkıyor ve derste her şeyin merkezinde teknoloji ile kültür yer alıyor. Data, Algorithm, Artificial Intelligence, Network, Media gibi kavramlara bakarken, bunların yalnızca teknik araçlar değil, aynı zamanda günlük hayatımızdaki davranışları, değerleri ve ilişkileri değiştiren kültürel güçler olduğunu görüyorsun.

Bu dersin mantığını basit bir cümleyle özetleyebiliriz, “Teknoloji hiçbir zaman sadece teknoloji değildir, her zaman bir kültür hikâyesi de taşır.” Bu bakış açısı, hem External Assessment sınav sorularında, hem Internal Assessment projesinde, hem de olası bir Extended Essay konusunda sana büyük avantaj sağlar ve aynı zamanda gerçek hayatta daha bilinçli bir dijital vatandaş olmanı destekler.

Yazıyı okurken kendini 8. sınıf seviyesinde bir açıklama dinliyormuş gibi düşünebilirsin, ancak teknik kavram adlarını özellikle İngilizce bırakacağız, çünkü IB Digital Society dersinde de aynen böyle kullanılıyor. Yazının sonunda şunları netleştirmiş olacaksın:

  1. IB Digital Society’de teknoloji ve kültür nasıl tanımlanıyor,
  2. syllabus içindeki ana kavramlar hangi çerçevede toplanıyor,
  3. hangi tip case study ve tartışma soruları karşına çıkabilir,
  4. bu anlayışı sınavda, Internal Assessment’te ve Extended Essay konu seçiminde nasıl kullanabilirsin.

Hazırsan önce dersin iskeletini basit bir şekilde kurarak başlayalım.

IB Digital Society Nedir ve Teknoloji ile Kültürü Nasıl Birleştirir?

IB Digital Society, iki yıllık bir program, SL için yaklaşık 150 saat, HL için ise yaklaşık 240 saatlik ders süresine sahip ve hem teknik kavramları hem de sosyal bilim bakışını bir araya getiriyor. Üniversiteler IB derslerini çoğu zaman ciddiye alıyor, örneğin bazı kurumlar başarılı IB notlarına kredi bile tanıyor, bununla ilgili genel bir çerçeve için City Colleges of Chicago’nun IB Credit sayfasına göz atabilirsin.

Dersin merkezinde “Concepts, Content, Contexts” diye adlandırılan üçlü bir yapı var; bu üçlü sayesinde sadece “Bu teknoloji nasıl çalışır?” sorusunu değil, aynı zamanda “Bu teknoloji kimi etkiliyor, kim için tasarlanmış, hangi değerleri güçlendiriyor?” sorularını da düşünüyorsun. Technology & Culture teması ise bu yapının etrafını sarıyor ve neredeyse bütün ünitelerde, case study’lerde ve exam questions içinde yeniden karşına çıkıyor.

IB Digital Society’yi anlamanın güzel tarafı, anlattığı konuların çoğunu zaten her gün cebinde taşıyor olman; telefonun, sosyal medya hesapların, oyun toplulukların ve okul ortamındaki dijital alışkanlıkların aslında dersin doğal “laboratuvarı” gibi çalışıyor.

Concepts, Content, Contexts: IB Digital Society’nin Temel İskeleti

IB Digital Society’de “Concepts”, teknolojiyi anlamak için kullandığımız soyut ama pratik düşünme araçlarıdır ve bunlar change, expression, identity, power, space, systems, values and ethics kavramları etrafında toplanır.

  • Change: Teknolojinin hayatı nasıl sürekli değiştirdiğini anlatır; örneğin mesajlaşmanın mektuptan anlık mesajlara dönüşmesi gibi.
  • Expression: İnsanların kendini nasıl ifade ettiğine odaklanır; meme kültürü, fan edit videoları veya TikTok trendleri bunun parçasıdır.
  • Identity: Kim olduğumuzu ve çevrimiçi profillerimizde kendimizi nasıl sunduğumuzu inceler; sosyal medya biyografilerin, profil fotoğrafın, kullanıcı adın bu kavramla bağlantılıdır.
  • Power: Kimin karar verdiği, kimin kuralları koyduğu ile ilgilidir; platformların algorithm politikaları veya devletlerin regülasyonları power sorularını gündeme getirir.
  • Space: Hem fiziksel hem dijital alanları kapsar; gaming servers, online communities veya group chat ortamları birer “space” örneğidir.
  • Systems: Birbiriyle bağlantılı parçaların oluşturduğu yapıya bakar; internet altyapısı, app ekosistemleri veya data flow gibi.
  • Values and ethics: “Doğru mu, adil mi, güvenli mi?” sorularını sorar ve teknolojinin etik yanını düşünmeye çağırır.

“Content” kısmında ise daha çok teknik başlıklar yer alır; Data, Algorithms, Computers, Networks and the Internet, Media, Artificial Intelligence, Robots and Autonomous Technologies gibi. Örneğin Data, like sayılarından sağlık kayıtlarına kadar her şeyi kapsarken, Media başlığı TikTok’tan podcast’lere kadar tüm dijital içerik dünyasını içine alır ve bu içeriklerin kültürel kimlikleri nasıl etkilediği, akademik çalışmalarda da sık sık tartışılır; bu bağlamda dijital medya ve kültürel kimlik ilişkisine giriş yapmak istersen Youth, Identity, and Digital Media kitabının MIT Press bölümüne bakabilirsin.

“Contexts” ise aynı teknolojinin farklı ortamlarda neden farklı sonuçlar doğurduğunu anlamaya yardım eder; cultural, economic, environmental, health, human knowledge, political and social context başlıkları burada kullanılır. Örneğin aynı social media app, bir ülkede siyasi protesto aracı olurken başka bir yerde sadece dance challenge platformu olarak kullanılabilir; bu farkın sebebi tam da context içindeki kültürel ve politik şartlardır.

Technology & Culture Teması Neden IB Digital Society İçin Bu Kadar Merkezî?

IB Digital Society’de teknoloji ve kültür, iki ayrı konu gibi değil, sürekli birbirini besleyen bir çift gibi düşünülür, bu yüzden Technology & Culture teması dersin kalbinde yer alır. Dijital kültür, online communities, meme culture, gaming culture, influencer culture gibi örnekler, hem teknoloji tarafından şekillenir hem de bu teknolojilerin nasıl tasarlanacağına geri dönüş yapar.

Örneğin bir oyun topluluğunda kullanılan dil, mizah ve kurallar, hem platformun sunduğu araçlara bağlıdır hem de o topluluğun kültürel arka planına; bazı server’larda toksik davranışlar normal sayılırken, başka topluluklarda çok sıkı moderasyon uygulanır. Indiana University’de yürütülen Ethics and Values in Digital Society araştırma alanı, bu tür etik ve kültürel soruları akademik düzeyde inceliyor ve senin derste yapacağın tartışmalarla şaşırtıcı şekilde paralellik gösteriyor.

Bu temayı iyi kavrarsan, exam papers içindeki case study sorularında daha derin yorum yapman kolaylaşır, Internal Assessment için seçeceğin gerçek hayat problemlerini daha net formüle edersin ve Extended Essay için dijital kültür odaklı sağlam bir araştırma sorusu çıkarman mümkün olur.

Teknoloji Dijital Kültürü Nasıl Şekillendirir? (Somut Örneklerle)

Şimdi teorik çerçeveyi biraz kenara bırakıp, her gün kullandığın teknolojilerin dijital kültürü nasıl etkilediğine daha somut örneklerle bakalım. Aşağıdaki alt başlıklarda Data, Algorithms, Media, Artificial Intelligence ve Robots gibi content alanlarının, davranışlarımızı ve değerlerimizi nasıl dönüştürdüğünü göreceksin.

Data Kültürü: Like, View ve Tracking Nasıl Davranışlarımızı Değiştiriyor?

Günlük hayatta ürettiğin her küçük dijital iz, aslında Data içinde toplanıyor; like bıraktığın gönderiler, izlediğin videolar, konum bilgilerin ve arama geçmişin birer data parçası olarak sistemlere kaydoluyor. Bu data parçaları, recommendation systems sayesinde sana yeni içerikler, arkadaş önerileri veya reklamlar olarak geri dönüyor ve zamanla neyi “normal” ya da “popüler” bulduğunu sessizce yeniden şekillendiriyor.

Bu duruma bazen “data culture” deniyor, çünkü insanlar davranışlarını data üretme ve izlenme fikriyle birlikte düşünmeye başlıyor; örneğin bir öğrenci, fotoğrafını gerçekten sevdiği için değil, high engagement alacağını düşündüğü için paylaşıyor. Aynı süreç “surveillance culture” kavramına da bağlanıyor, yani sürekli izleniyor olma hissinin sıradanlaştığı bir ortam ortaya çıkıyor ve bu konuya daha teorik bir açıdan bakmak istersen, University of Minnesota’nın “Privacy, Surveillance, and Data Ethics” başlıklı çevrimiçi bölümüne göz atabilirsin.

Data algısı her kültürde aynı değil; Avrupa’da GDPR gibi regülasyonlar nedeniyle privacy konusunda daha yüksek bir farkındalık varken, başka bölgelerde kullanıcılar uzun terms of service metinlerini neredeyse hiç okumadan kabul edebiliyor. Bu farklılıklar, IB Digital Society’de values and ethics kavramlarını tartışırken önemli malzeme sağlıyor.

Algorithms ve Social Media: Kimleri Görüyor, Kimleri Sessize Alıyoruz?

Algorithm, aslında belirli kurallardan ve hesaplamalardan oluşan, hangi içeriğin kime gösterileceğine karar veren bir sistem gibi çalışıyor; social media feed düzeni, For You sayfaları veya music streaming önerileri hep bu algoritmalar sayesinde önüne geliyor. Telefonunu eline her aldığında, aslında görünmez bir algorithm sana “Bugün bunu izle, bunu dinle, bununla ilgilen” diyor.

Bu algoritmalar masum görünmesine rağmen, algorithmic bias sorununu da beraberinde getirebiliyor; bazı dillerde üretilen içerikler daha az önerilebiliyor, belirli kimlikler veya topluluklar daha az görünür olabiliyor ve farklı ülkelerdeki kullanıcıların yanlış bilgiyle karşılaşma riski de değişebiliyor. Harvard Kennedy School’un misinformation review dergisinde yayımlanan çalışma, farklı ülkelerde algoritmalar hakkında bilgi düzeyi ve etkilerini tartışıyor ve bu konuya ilgi duyuyorsan algorithmic knowledge gap üzerine makaleye bakabilirsin.

Filter bubble ve echo chamber kavramları da burada devreye giriyor; sürekli aynı tarz içerikler gösterildiğinde, sanki bütün dünyanın senin gibi düşündüğünü sanmaya başlıyorsun ve bu da farklı kültürleri ve fikirleri görmeni zorlaştırıyor. IB sınav sorularında “Bu algoritma kimin kültürünü merkez alıyor, kimleri kenarda bırakıyor?” diye sormayı alışkanlık haline getirmen, cevaplarını daha analitik hale getirir.

Media Platforms ve Dijital İfade: Kimlik, Mizah ve Protesting Kültürü

Media kavramını sadece klasik haber siteleriyle sınırlarsan, IB Digital Society’nin büyük bir kısmı boşta kalır; aslında TikTok, Instagram, YouTube, Twitch, podcast’ler ve hatta meme sayfaları da geniş medya ekosisteminin parçalarıdır. Bu platformlarda gençler kendi diliyle konuşur, kendi mizahını kurar ve kendi kimliklerini deneyerek ifade eder; identity ve expression kavramları bu nedenle media başlığıyla çok sık birlikte geçer.

Online activism ve digital protesting de aynı platformlar üzerinden gelişir; hashtag campaigns, viral videos veya boykot çağrıları, bir kültürün hangi değerlere önem verdiğini gösterir ve aynı olay farklı ülkelerde tamamen farklı medya anlatılarına sahip olabilir. Yeni medya ve kültürel kimlik ilişkisini daha akademik bir gözle incelemek istersen, University of Rhode Island’daki “New Media and Cultural Identity in the Global Society” bölümünü okurken bu örnekleri aklında canlandırabilirsin.

IB Digital Society’de bu tür örnekler üzerinden “Hangi gruplar kendini ifade edebiliyor, kimlerin sesi bastırılıyor, platform kuralları kimi koruyor?” gibi sorular sormak, hem case study analizlerini hem de essay yazılarını güçlendirir.

Artificial Intelligence ve Robots: İş, Dil ve Sanat Kültürünü Değiştiren Güç

Artificial Intelligence ve Robots (özellikle autonomous technologies), hem iş dünyasında hem eğitimde hem de sanat üretiminde yeni kültürel alışkanlıklar doğuruyor. Machine translation araçları sayesinde insanlar farklı dillerdeki içeriklere daha kolay ulaşırken, aynı zamanda bazı küçük dillerin görünürlüğü risk altına girebiliyor; chatbots ve image generators ise “Yaratıcı işi kim yapıyor, insan mı yoksa AI mı?” sorusunu gündeme getiriyor.

Generative AI modellerinin farklı dillerde farklı kültürel yanıtlar verebildiğini gösteren güncel çalışmalar da var; MIT Sloan’ın “Generative AI’s hidden cultural tendencies” yazısı, aynı sorunun farklı dillerde sorulduğunda nasıl değişik kültürel tonlar ürettiğini inceliyor. Robotlar tarafında ise, bazı toplumlar bakım robotlarını sıcak karşılayabilirken, bazı toplumlarda yaşlı bakımının robotlara devredilmesi kültürel değerlerle çelişebiliyor ve Indiana University’deki araştırmacıların hazırladığı “Towards Culturally Robust Robots” makalesi, tam da robot tasarımının kültürel bağlamdan nasıl etkilendiğini tartışıyor.

Bias ve training data konusu burada tekrar karşımıza çıkıyor; AI sistemleri çoğunlukla belirli bölgelerin, dillerin ve kültürlerin data setleriyle eğitildiğinde, başka kültürleri yanlış temsil edebiliyor veya hiç temsil etmeyebiliyor. IB Digital Society’de bu konuyu değerlendirirken, hem power hem identity hem de values and ethics kavramlarını birlikte kullanman bekleniyor.

Kültür Dijital Teknolojiyi Nasıl Etkiler? (Tek Yönlü Değil, Karşılıklı İlişki)

Şimdi yönü tersine çevirelim ve bu sefer kültürün, yani insanların değerlerinin, kurallarının ve gündelik alışkanlıklarının teknolojiyi nasıl şekillendirdiğine bakalım. Aynı uygulamanın farklı ülkelerde neden bambaşka yollarla kullanıldığını gördüğünde, “technology affects culture” cümlesinin aslında iki taraflı işlediğini daha rahat fark edeceksin.

Cultural Context: Farklı Ülkeler Aynı Teknolojiyi Neden Farklı Kullanıyor?

Bazı ülkelerde herkes WhatsApp kullanırken, başka yerlerde WeChat, Line veya Telegram daha yaygın olabiliyor; bu farkın sebebi yalnızca teknik özellikler değil, aile yapıları, dil tercihleri, devlet politikaları ve tarihsel deneyimlerdir. Online gaming kültüründe de benzer bir durum görebilirsin; bazı bölgelerde internet kafeler hâlâ sosyal buluşma mekânı sayılırken, başka yerlerde herkes evden konsol veya PC ile bağlanmayı tercih ediyor.

Online privacy, public shaming veya cancel culture gibi konular da kültürden kültüre değişiyor; bazı toplumlarda birinin eski tweetlerini ifşa etmek ağır bir sosyal ceza anlamına gelirken, başka yerlerde insanlar geçmiş paylaşımları daha toleranslı karşılayabiliyor. IB Digital Society’de cultural context başlığı altında yaptığın her karşılaştırma, sınavda comparative analysis sorularına doğrudan katkı sağlar.

Political ve Economic Context: Regulation, Censorship ve Platform Policies

Devletlerin politikaları, hangi uygulamaların nasıl kullanılacağını önemli ölçüde belirleyebiliyor; content moderation kuralları, censorship kararları, data localization yasaları ve net neutrality gibi kavramlar bu nedenle dersin syllabus’unda açıkça yer alıyor. Bazı ülkelerde belirli sosyal medya platformları tamamen engellenirken, bazılarında yalnızca belirli içerik türleri kısıtlanıyor ve bu durum kullanıcıların dijital kültürünü, paylaşım biçimlerini ve hatta mizahını değiştiriyor.

Economic context de en az politik şartlar kadar etkili; internet altyapısının kalitesi, cihaz fiyatları, subscription ücretleri gibi faktörler, insanların hangi platformlara girebildiğini ve ne kadar süre çevrimiçi kalabildiğini belirliyor. Bu koşullar, paylaşılan hesap kullanımı, low-cost phones tercihleri veya internet kafe kültürünün sürmesi gibi çözümler ortaya çıkarıyor ve sen “digital divide” kavramının ipuçlarını burada görmeye başlıyorsun.

Digital Divide: Erişim Farkları Yeni Bir Kültürel Uçurum mu Yaratıyor?

Digital divide, en basit haliyle, teknolojik araçlara ve internete kimlerin rahatça erişebildiği, kimlerin erişemediği ile ilgili farkları anlatır. Kırsal bölgelerde yaşayanlar, düşük gelirli aileler, kadınlar veya azınlık dillerini konuşan topluluklar, çoğu zaman yüksek hızlı internete, güncel cihazlara veya dijital eğitim kaynaklarına daha zor ulaşabiliyor ve bu durum yalnızca eğitim ve iş fırsatlarını değil, kültürel üretim gücünü de etkiliyor.

Yeterli erişimi olan gruplar, aktif content producer haline gelirken, erişimi sınırlı olanlar çoğu zaman sadece tüketici konumunda kalıyor ve kendi hikâyelerini anlatma imkânı bulamıyor; bu da kimlerin görünür olduğu, kimlerin görünmez kaldığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Digital divide ve eğitim bağlamını daha ayrıntılı incelemek istersen, Arizona State University’nin dijital değerlendirmeler ve digital divide üzerine makalesine göz atabilirsin. IB Digital Society’de bu kavramı kullanmayı öğrendiğinde, hem social hem economic context analizlerin çok daha ikna edici hale gelir.

IB Digital Society Öğrencileri İçin Uygulama: Sınav, IA ve Extended Essay’de Teknoloji ve Kültür

Technology & Culture ilişkisini yalnızca “ilginç bir konu” gibi değil, aynı zamanda exam success için pratik bir araç gibi düşünmek önemli; bu ilişkiyi net anlayan öğrenciler, Grade Boundary çizgisinin üzerinde kalmak için güçlü bir avantaja sahip oluyor. Aşağıdaki alt başlıklarda, bu temayı exam papers, Internal Assessment ve Extended Essay içinde nasıl kullanabileceğine dair basit bir çerçeve bulacaksın.

Exam Papers İçin: Case Study Sorularında Teknoloji ve Kültürü Nasıl Birleştirebilirsin?

Exam papers içinde karşına gelen uzun case study sorularında, genellikle bir teknoloji örneği ve belirli bir kullanıcı grubu anlatılır; senin görevin, bu durumu concepts, content ve contexts üçlüsüyle birlikte çözümlemek olur. Küçük bir düşünme çerçevesi kullanmak işini kolaylaştırır:

  1. Hangi technology konuşuluyor, Data mı, Algorithms mı, AI mı?
  2. Hangi cultural context içinde geçiyor, belirli bir ülke, topluluk veya yaş grubu mu?
  3. Hangi concepts öne çıkıyor, identity mi, power mı, yoksa values and ethics mi?
  4. Hangi etkiler ortaya çıkıyor, pozitif, negatif veya beklenmedik sonuçlar neler?

Örneğin, bir soru “music streaming algorithm’lerinin bir ülkedeki yerel sanatçıları nasıl etkilediği” ile ilgili olsun; burada technology kısmına Algorithms ve Data yazabilirsin, cultural context olarak o ülkenin müzik endüstrisini ve gençlik kültürünü düşünebilirsin, concepts tarafında identity (yerel kimlik), power (platform gücü) ve values (kültürel çeşitlilik) öne çıkar. Cevabında bu dört adımı açıkça takip ettiğinde, hem structure kazanırsın hem de examiner için daha net bir analysis sunmuş olursun.

Internal Assessment: Gerçek Hayat Probleminde Teknoloji ve Kültürü Derinlemesine İncelemek

Internal Assessment, gerçek hayattan seçtiğin bir problemi sistematik olarak incelemeni ister ve Technology & Culture teması bu noktada sana birçok fikir sunar. Okulundaki device usage alışkanlıklarını, yerel bir sosyal medya kampanyasını, belirli bir platformun dil politikasını veya bir oyun topluluğundaki toksik davranışları konu olarak seçebilirsin; önemli olan hem specific technology hem de belirli bir cultural context eklemen.

Araştırma sorusu kurarken, “How does TikTok use of high school students in [şehir/ülke] affect their identity and expression?” tarzı net ve odaklı cümleler işini çok kolaylaştırır; burada hem platform belli, hem kullanıcı grubu belli, hem de identity ve expression gibi concepts açıkça işaretlenmiştir. Kaynak ararken .edu uzantılı üniversite sitelerindeki dijital kültür ve etik bölümlerine bakman faydalı olur, örneğin University of Southern California’nın data privacy ve etik tartışmalarını içeren yazıları bu tür projeler için iyi bir başlangıç noktası olabilir.

Extended Essay İçin İlham: Dijital Kültür Üzerine Derin ve Odaklı Araştırma

Extended Essay, IB içinde daha uzun ve ayrıntılı bir araştırma metni olsa da, konu seçimini basit bir mantıkla yapabilirsin; Technology & Culture temasını dar bir alana indirerek, belirli bir platformu, belirli bir topluluğu ve belirli bir zaman aralığını seçmek en sağlıklı yoldur. Örneğin “AI ve creative writing kültürü”, “streaming services ve yerel dizi/film üretimi”, “online fan communities ve kimlik inşası”, “e-sports kültürü ve genç erkeklik algısı” veya “language learning apps ve iki dillilik deneyimi” gibi fikirler, iyi sınırlandırıldığında güçlü Extended Essay konularına dönüşebilir.

Scope’u çok geniş tutmamak önemli; “Social media and culture” gibi başlıklar fazla genel kalır, oysa “K-pop fan community on Twitter between 2022–2024” gibi odaklı bir zaman ve topluluk seçimi, hem data toplamanı hem de analysis kısmını sadeleştirir. Akademik kaynak ararken üniversite kütüphanelerinin dijital arşivlerine, .edu uzantılı medya ve kültür çalışmaları sayfalarına yönelmen, hem teori hem de case study bulmanı kolaylaştırır ve bu da Extended Essay sürecinde sana ciddi zaman kazandırır.

Sonuç: Kendi Dijital Kültürünü Gözlemleyerek IB Digital Society’yi Derinleştirmek

IB Digital Society’de öğrendiğin her kavram, aslında cebindeki telefona ve günlük online alışkanlıklarına farklı bir gözle bakmanı sağlar; teknoloji ve kültürün ayrılmaz bir ikili olduğunu gördüğünde, concepts, content ve contexts üçlüsünü birlikte kullanmak çok daha anlamlı gelir. Technology & Culture temasını iyi kavraman, yalnızca sınav performansını değil, aynı zamanda dijital vatandaşlık farkındalığını da güçlendirir.

Bir sonraki adım olarak, bir hafta boyunca sık kullandığın tek bir uygulamayı seçip, “Bu app benim kültürel davranışlarımı nasıl etkiliyor, ben de bu app’in kültürünü nasıl şekillendiriyorum?” sorusuna küçük notlarla cevaplar yazmayı deneyebilirsin. Bu notlar, ileride Internal Assessment konusu seçerken, sınıf tartışmalarında örnek verirken veya Extended Essay için fikir üretirken sana hazır bir gözlem defteri gibi yardımcı olur. Kendi dijital kültürünü dikkatle izlemeye başladığında, IB Digital Society syllabus’undaki pek çok kavramın aslında hayatının içinden çıktığını fark edeceksin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir