IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o kararı savunduğun. Aynı veri setine bakan iki kişi, biri “insanların enerjiye ihtiyacı var” der, diğeri “habitat geri gelmez” diye itiraz eder, ikisi de mantıklı bir argüman kurabilir.
IB ESS HL’de Environmental ethics tam bu noktada devreye girer, sana çevre kararlarını bir “etik dil” ile tartışma becerisi kazandırır. Paper 2’de “Evaluate” ya da “To what extent” gibi sorularda, sadece süreçleri anlatmak yetmez; hangi değerleri öne aldığını ve hangi bedelleri kabul ettiğini göstermen beklenir. Uzun cevaplarda puan farkını genelde bu bölüm açar, çünkü değerlendirici tutarlı bir gerekçe zinciri görmek ister.
Bu yazının sonunda anthropocentrism, biocentrism, ecocentrism terimlerini karıştırmadan tanımlayacak, intrinsic value ile instrumental value farkını tek örnek üzerinden anlatacak, sonra da gerçek bir çevre kararını etik açıdan gerekçeli biçimde değerlendirmek için pratik bir ESS cevap şablonu kullanabileceksin.
Environmental ethics, çevreyle ilgili kararları “doğru, yanlış, sorumluluk, hak, adalet” gibi kelimelerle tartışmamıza yardım eden düşünme alanıdır. Günlük hayatta bunun örnekleri sürekli karşımıza çıkar: Orman kesimiyle yeni yol açmak, bir barajla enerji üretmek, tek kullanımlık plastiği yasaklamak, avcılığı sınırlamak, kıyı dolgusuna izin vermek. Bu kararların hepsi birer trade-off içerir, yani bir fayda sağlarken başka bir maliyet doğurur.
2025 ESS müfredatında (first exams 2026), HL öğrencileri her SL konusuna üç “lens” ile bakar: Environmental law, Environmental economics ve Environmental ethics. Amaç “tek doğru karar” bulmak değildir, amaç kararın gerekçesini tutarlı kurmaktır. Aynı politikanın ekonomik olarak mantıklı, hukuken mümkün, etik olarak tartışmalı olabileceğini rahatça gösterebilmelisin.
Environmental ethics’in temel katkısı şudur: Veriler bize “ne oluyor” der, ethics bize “ne yapmalıyız” sorusunu düzenli ve dürüst biçimde tartıştırır. Çevre etiğine geniş bir giriş okumak istersen, kavramların haritasını derli toplu veren Stanford Encyclopedia of Philosophy, Environmental Ethics maddesi iyi bir referanstır.
IB ESS’te perspectives, bir kişinin veya grubun dünyaya hangi gözlükle baktığını anlatır, yani kültür, değerler, çıkarlar, bilgi düzeyi, yaşanılan yer gibi geniş etkileri kapsar. Environmental ethics ise daha dar ama daha keskin bir alan kullanır, “haklı mı, sorumlu mu, adil mi” gibi normatif bir dil kurar.
Mini senaryo düşün: Bir kıyı kasabasında turizmi büyütmek için yeni otel bölgesi planlanıyor, bunun için de kıyıdaki sulak alanın bir kısmı doldurulacak.
Sınavda sık hata, perspective cümlesi yazıp ethics yaptığını sanmaktır. Perspective “kim ne düşünüyor”dur, ethics “hangi değer diliyle doğru yanlış tartışıyoruz”dur.
Paper 2 ve uzun cevap sorularında ethics, çoğu zaman şu köklerle gelir: “To what extent…?”, “Evaluate…”, “Discuss…”, “Justify…”. Bu kalıplarda güvenli yol şudur: En az iki etik yaklaşımı karşılaştır, trade-off göster, kısa ve uzun vade etkileri ayır.
Kısa vadede ucuz enerji, uzun vadede habitat kaybı, kısa vadede gelir, uzun vadede su kalitesi düşüşü gibi ayrımlar, etik değerlendirmeyi daha gerçekçi yapar. Değerlendirici “tek taraflı slogan” değil, dengeli bir argüman görmek ister.
Burada terimleri English kullanacağım, çünkü ESS cevapları da genelde böyle yazılır. Her kavram için bir cümle tanım, bir cümle örnek veriyorum, not çıkarırken direkt alınabilir şekilde.
IB ESS’te en çok karıştırılan ikili burasıdır, çünkü iki yaklaşım aynı kararı bazen farklı gerekçelerle savunabilir. Sulak alan örneğini tek bir çerçevede düşünelim.
Sulak alanın instrumental value tarafı nettir: Su filtreler, taşkınları yavaşlatır, balıkçılığı destekler, turizme katkı verir. Bu çizgi, ESS’te “ecosystem services” diline oturur, yani doğanın insanlara sağladığı hizmetleri vurgular.
Ama intrinsic value dediğinde şunu söylersin: “Sulak alan, bize faydalı olduğu için değil, var olduğu için değerlidir.” Bu argüman, insan merkezli hesaplara sığmayan bir sınır çizer. Sınavda güçlü bir hamle, şu gerilimi açık yazmaktır: Ecosystem services üzerinden savunma, politika üretmek için etkili olabilir, ama tek başına etik tartışmayı kapatmayabilir.
Intrinsic value tartışmasını, ekosistem hizmetleri diline karşı eleştirel bir çerçeveyle ele alan akademik bir kaynak görmek istersen, Oregon State University bağlantılı çalışma olan “What is intrinsic value and why should we care?” iyi bir arka plan sunar. Kavramın daha temel bir anlatımı için de University of San Diego, Intrinsic Value notu işini görür.
Bu üç yaklaşımı sınavda karıştırmamak için kendine küçük bir şablon kurman yeterli olur: “Kimin çıkarı merkezde, tipik politika tercihi ne, güçlü zayıf yönü ne?” Aşağıdaki tabloyu gözünde canlandırıp cevap içinde kısa cümlelere bölebilirsin.
| Ethical view | Merkezde kim var? | Tipik politika tercihi | Güçlü yön | Zayıf yön |
|---|---|---|---|---|
| Anthropocentrism | İnsan refahı | Sürdürülebilir kullanım, maliyet fayda odaklı koruma | Karar alıcıyı ikna etmesi kolay | Doğayı “araç” gibi görme riski |
| Biocentrism | Tüm canlılar | Tür koruma, avcılık kısıtları, hayvan refahı | Türcülüğe karşı tutarlı bir çizgi | Çatışmalarda öncelik belirlemek zor |
| Ecocentrism | Ekosistem bütünü | Habitat restoration, protected areas, süreç odaklı yönetim | Sistem düşüncesiyle uyumlu | Kısa vadeli insan ihtiyacını zorlayabilir |
ESS örnekleriyle bağlarsak: Biodiversity korunmasında biocentrism tür temelli argüman kurar; ecocentrism, habitat connectivity ve ekosistem fonksiyonlarına yaslanır; anthropocentrism ise “biyoçeşitlilik kaybı tarımı, sağlığı ve ekonomiyi vurur” gibi insan odaklı gerekçeleri öne çıkarır.
Ethics cevaplarını daha “ağır” ve ikna edici yapan şey, sadece değer seçmek değil, o değeri adalet diliyle bağlamaktır. Rights ve responsibilities burada devreye girer: İnsanların temiz hava, temiz su gibi çevresel koşullara erişimi bir hak olarak görülebilir; devletin, şirketlerin ve bireylerin duty of care üzerinden sorumluluğu tartışılabilir.
Intergenerational equity ise sürdürülebilirlik argümanını keskinleştirir, çünkü “bugün kazanıp yarın bedel ödetme” durumunu görünür kılar. Dayanıklılık ve planlama literatüründe bu bakışın pratik karşılıklarını görmek için, Johns Hopkins University bağlantılı Food System Resilience: A Planning Guide for Local Governments dokümanı, uzun vadeli risk ve adalet dilinin kamu planlamasına nasıl girdiğini iyi gösterir.
Sınav anında “etik paragrafı” yazmak, boş sayfaya bakınca zor gelir, çünkü konu geniştir. O yüzden kendine küçük bir yazma planı koyarsan hızlanırsın, üstelik tutarlılık puanı da artar.
Kullanabileceğin ESS şablonu:
“Birden fazla etik lens” kullanmak not kazandırır, çünkü tek bir görüşle körleşmediğini gösterir. Burada kritik nokta, bağlaçları düzgün seçmektir, “bu yüzden” yerine “bu yaklaşım şu değeri öne aldığı için” gibi neden sonuç zinciri kur.
Stakeholder analizi, ethics paragrafını soyutluktan çıkarır, çünkü değerleri gerçek kişilere ve gerçek kayıplara bağlar. Hızlı bir yöntem şudur: Her paydaş için tek satır yaz, “value” ve “priority” ekle.
Örnek paydaşlar ve tek satırlık yazım biçimi:
Hak temelli argümanın çevre düzenlemelerinde nasıl kullanıldığına dair akademik bir örnek görmek istersen, Duke University Law Scholarship’daki rights-based justification analizi bu dilin politika tartışmalarına nasıl girdiğini gösterir.
IB ESS’te güzel görünen ama puan kaybettiren şey, kanıt gücünü abartmaktır. Çevre kararlarında belirsizlik normaldir, çünkü veri eksik olabilir, etkiler gecikmeli olabilir, modeller farklı sonuçlar verebilir.
Burada üç basit kavram işine yarar:
Cevabında “based on available evidence” gibi sınır çizen ifadeler kullanmak dürüst görünür, aynı zamanda değerlendirmeyi daha akademik yapar. “Veri kesin değil ama risk yüksekse, ecocentrism precautionary principle ile daha tutarlı durabilir” gibi bir cümle, hem belirsizliği kabul eder, hem gerekçe verir.
Internal Assessment ve Extended Essay yazarken ethics bölümü süs değildir, analiz kalitesini yükselten bir katmandır. IA’da veri toplarsın, grafik çizersin, korelasyon bulursun, ama “peki bu bulgu neyi savunuyor” sorusu ethics ile güçlenir. Extended Essay’de ise bir ethical framework seçmek, argümanın dağılmasını engeller, çünkü her paragrafı aynı değer diliyle bağlayabilirsin.
Burada önemli olan tarafsız dil kullanmaktır: “Bu proje şirketleri kötü gösteriyor” gibi cümleler yerine, “anthropocentric yaklaşım kısa vadeli ekonomik faydayı öne çıkarır, ecocentric yaklaşım ekosistem bütünlüğünü öncelikler” gibi temiz bir dil kurarsın. Grade Boundary her yıl oynayabilir, ama bu tür net yapı, değerlendiricinin aradığı akademik tonu yakalar.
IA Evaluation bölümünde ethics’i iki paragrafla oturtmak genelde yeterlidir.
İlk paragraf: Seçtiğin yaklaşımı yaz, sonra doğrudan kendi verine bağla. Örnek mantık, “Ölçtüğüm nitrate artışı su kalitesini düşürüyor, bu yüzden duty of care ve ecocentric yaklaşım daha güçlü bir gerekçe sunuyor.”
İkinci paragraf: Alternatif yaklaşımı adilce kur, sonra neden daha zayıf kaldığını açıkla. Örnek mantık, “Anthropocentrism tarımsal verimi öne çıkarabilir, ama uzun vadeli sağlık maliyetleri ve intergenerational equity açısından ikna edici değil.”
Extended Essay’de ethics yazarken en büyük kazanım, terimleri tutarlı kullanmandır. Bir paragrafta anthropocentrism deyip diğerinde “human-centered” gibi yeni etiketlerle dolaşmak, argümanı bulandırır. Ayrıca counterclaim kurman beklenir: Seçtiğin framework’e karşı güçlü bir itirazı yazıp, sonra verinle ve mantığınla yanıtlamalısın.
Sonuç bölümünde değer yargısı kaçınılmazdır, ama “ben böyle hissediyorum” düzeyinde kalmamalıdır. “Bu karar, ecocentrism ve precautionary principle ile daha tutarlı, çünkü geri döndürülemez habitat kaybı riski var” gibi gerekçeli bir kapanış, Extended Essay’in akademik çizgisine uyar.
IB ESS HL’de Environmental ethics, veriyi bir karara bağlayan köprü gibidir, çünkü çevre sorunları sadece bilim değil, aynı zamanda değer çatışmasıdır. Anthropocentrism, biocentrism ve ecocentrism yaklaşımlarını net ayırdığında, intrinsic value ile instrumental value farkını aynı örnek üzerinde gösterebildiğinde, Paper 2’deki “Evaluate” soruları gözünde büyümez.
Şimdi somut bir adım seç: Güncel bir vaka belirle (baraj, orman kesimi, plastik yasağı gibi), iki etik yaklaşım ile 8-10 satırlık bir “evaluate” paragrafı yaz, sonra stakeholder ve trade-off ekleyerek paragrafı büyüt. Bu küçük alıştırma, sınavda en zor görünen kısmı kontrol edilebilir hale getirir, çünkü gerekçen hazır olur.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and