IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
IB Diploma Programme okuyorsun, aklın tıpta, ama ders seçimi ekranına bakarken elin bir türlü “confirm” tuşuna gidemiyor; özellikle de “Is IB Psychology a Good Subject for Aspiring Med Students?” sorusu kafanı kemiriyorsa yalnız değilsin.
Bir yanda HL Biology ve HL Chemistry gibi klasik tıp yolu dersleri duruyor, diğer yanda ise insan zihnini ve davranışı anlamaya odaklanan IB Psychology seni cezbediyor. Bu yazı, tam olarak bu ikilemde duran IB öğrencisine, IB Psychology’yi seçip seçmeme kararında netlik kazandırmak için hazırlanmış pratik bir rehber.
Kısaca hatırlayalım: IB Psychology, insan davranışını üç ana bakış açısından inceliyor, biological approach, cognitive approach ve sociocultural approach. Ders hem Standard Level (SL) hem de Higher Level (HL) olarak sunuluyor, HL öğrencileri ekstra içerik ve değerlendirme alıyor. Programda research methods, ethical considerations, deney türleri, istatistiksel kavramlar ve teorilere dayalı essay yazımı öne çıkıyor.
Hedefimiz şu: Tıp isteyen bir IB öğrencisi olarak, IB Psychology’yi seçmenin sana gerçekten ne kazandıracağını, nerede sınırları olduğunu ve hangi ders kombinasyonlarında mantıklı bir hamle olduğunu net biçimde görebilmen.

Photo by Kampus Production
IB Psychology, “sadece biraz teori ezberlenen soft bir ders” değil, insan davranışını bilimsel yöntemle anlamaya çalışan oldukça analitik bir ders. 2025 sonrası müfredatta içerik, insan gelişimi, health and well-being, human relationships ve learning and cognition gibi dört bağlam etrafında toplanıyor, bu da dersi tıbbi konulara daha yakın hissettirebiliyor.
Ders boyunca beyin yapıları, hormonlar, nörotransmitterler, bellek süreçleri, sosyal etki, kültürel normlar, mental health ve health psychology gibi başlıklarla uğraşıyorsun. Bu sayede hem “insan neden böyle davranıyor” sorusuna bilimsel cevaplar arıyor, hem de tıp fakültesinde karşına çıkacak psikoloji ve davranış bilimleri temellerine erken bir giriş yapmış oluyorsun.
Müfredatın çekirdeğinde üç ana yaklaşım var: biological, cognitive ve sociocultural approaches to understanding behaviour. Bunun üzerine health psychology, abnormal psychology, human relationships gibi konular bağlamlar içinde işleniyor; yani ders, mental health ve sağlık davranışları ile doğrudan temas kuruyor.
Değerlendirme tarafında SL ve HL öğrencileri için Paper 1 ve Paper 2 ortak, HL öğrencileri ek olarak Paper 3 ile nitel veri analizi ve daha derin research yorumlama yapıyor. İçerik kadar, bu sınavlarda “teoriyi örnek çalışmalarla destekleyerek essay yazma” becerisi de puan getiriyor.
2025 sonrası Internal Assessment artık kendi deneyini yapmaktan çok, detaylı bir research proposal yazmaya odaklanıyor. Araştırma sorusu oluşturuyorsun, yöntem seçiyor, sampling, variables, reliability (güvenilirlik) ve validity (geçerlik) gibi kavramları kullanarak planını savunuyorsun. Bu süreç, tıp fakültesindeki research projects ve makale yazımına epey benzeyen bir mini prova gibi çalışıyor.
İstersen Extended Essay’ini de Psychology üzerinden yazabiliyorsun, örneğin “kronik hastalıklarda treatment adherence” ya da “gençlerde social media kullanımı ve anxiety düzeyi” gibi tıp bağlantılı konular seçmek mümkün. Bu durum, derse ciddi okuma, yazma ve analiz yükü ekliyor, bu yüzden planlı çalışmak şart.
IB Psychology, sadece teori bilgisinden daha fazlasını, tıpta işine yarayacak bir beceri paketi sunuyor.
Ders boyunca research methods (araştırma yöntemleri) öğreniyorsun; experiments, correlational studies, case studies, interviews ve observations arasındaki farkları kavrıyorsun. Quantitative data (nicel veri) ve qualitative data (nitel veri) ile nasıl çalışılacağını, hangi durumda hangisinin daha anlamlı olduğunu görüyorsun.
Bu süreçte akademik İngilizce essay yazma, argüman kurma, veri yorumlama, etik ikilemleri tartma, ethical considerations (etik hususlar) üzerinden empati geliştirme ve karmaşık bilgiyi sade anlatma gibi beceriler gelişiyor. Tıp fakültesinde makale okurken, cases tartışırken veya hasta ile riskleri konuşurken bu beceriler doğrudan devreye giriyor.
Klinikte gerçek bir hastayı düşün; ilaçlarını niye aksattığını anlamak, kaygısını yönetmek, ailesiyle iletişim kurmak için sadece biyoloji yetmiyor, psikolojik bakış açısı da gerektiriyor ve IB Psychology tam burada sana sağlam bir zemin hazırlıyor.
Bu bölümde, tıp yolundaki bir öğrenci için IB Psychology’nin güçlü yanlarını biraz daha somutlaştıralım.
Ders boyunca stress, anxiety, depression, coping strategies, adherence to treatment ve placebo effect gibi kavramlarla tanışıyorsun. Örneğin bir araştırmada, doktorun beden dili ve sesi değiştiğinde hastanın reported pain skorlarının nasıl farklılaştığını incelerken, aslında gelecekteki doctor–patient relationship becerini besliyorsun.
Patient communication ve empathy, bugün pek çok tıp fakültesinin değerlendirdiği çekirdek yetkinlikler arasında yer alıyor. UC San Diego Pre-Med sayfasında da görüldüğü gibi, iyi bir hekim sadece yüksek GPA ile değil, davranışsal ve iletişimsel yeterliliklerle tanımlanıyor. IB Psychology, vaka tartışmaları ve etik senaryolar üzerinden bu yönünü güçlendirmene ciddi katkı sağlıyor.
Internal Assessment için yazdığın research proposal, küçük bir klinik çalışma tasarlamaya oldukça benziyor. Bir hypothesis belirliyorsun, uygun research method seçiyor, bias kaynaklarını düşünüyorsun, hangi veri türünü toplayacağını ve bunu nasıl analiz edeceğini planlıyorsun.
Bu deneyim, tıp fakültesinde clinical trials, observational studies veya evidence-based medicine kavramları ile tanıştığında seni çok daha rahat hissettiriyor. Reliability, validity, sampling hataları veya p-hacking gibi terimler korkutucu olmaktan çıkıp, IB döneminden tanıdık yüzler haline geliyor.
Tıp öğrencilerinin büyük kısmı ilk yıllarda article reading ve basic statistics konusunda zorlanıyor, IB Psychology HL’de data commentary ve research critique yapmış olman, bu geçişi senin için daha yumuşak hale getirebilir.
Extended Essay’i Psychology üzerinden yazdığında, tek bir research question etrafında 4.000 kelimelik derin bir metin üretiyorsun. Bu süreçte kaynak tarıyorsun, metodoloji tartışıyorsun, limitasyonları dürüstçe yazıyorsun; kısacası küçük ölçekli bir akademik makale çıkarıyorsun.
Internal Assessment ise introduction, method, results ve discussion adımlarını takip ederek bilimsel düşünmenin iskeletini öğretiyor. Medical school başvurularında personal statement veya application essays yazarken, “kendi tasarladığım küçük ölçekli bir research proposal sayesinde reliability ve ethics arasındaki dengeyi daha iyi anladım” gibi çok somut örnekler verebiliyorsun.
Mülakatta, “İnsan davranışını anlamak tıp pratiğinizi nasıl etkiler?” diye sorulduğunda, IB Psychology’den çıkardığın gerçek deneyimleri paylaşmak, seni başka adaylardan net şekilde ayırabilir.
IB Psychology’de her araştırmayı değerlendirirken, informed consent, confidentiality, hassas gruplarla çalışma ve risk minimization gibi etik noktaları sorguluyorsun. Bu tartışmalar, tıp etiğindeki autonomy, non-maleficence ve beneficence ilkelerine çok yakın duruyor.
İnsan deneklerle yapılan klasik deneyleri işlerken, etik hataların uzun vadeli etkilerini görüyorsun; bu da seni ileride hasta güvenliği söz konusu olduğunda daha dikkatli, daha farkında bir hekim adayına dönüştürüyor. Tıp fakülteleri de, etik duyarlılığı yüksek adaylara her zaman pozitif bakıyor.
Şimdi işin dürüst tarafına geçelim; IB Psychology çok faydalı olabilir, ama tek başına tıp bileti değil.
Kısaca özetlersek, IB Psychology sana:
kazandırıyor.
Bunların her biri, tıp fakültesinde hem pre-clinical yıllarda hem de hasta ile ilk karşılaşmalarında sana gerçek anlamda avantaj sağlayabilir.
IB Psychology, ne kadar sevsen de, Biology veya Chemistry’nin yerine geçmiyor. Pek çok tıp fakültesi, resmi admission sayfalarında iki science görmek istiyor; örneğin UC Berkeley’in Medical School Prerequisites sayfasında uzun bir Chemistry ve Biology listesi yer alıyor.
Yani HL Psychology alıp HL Biology ya da HL Chemistry’den vazgeçmek, özellikle İngiltere, ABD ve Kanada hedefliyorsan riskli bir hamle olabilir. Üstelik HL Psychology, okuma ve yazma yükü yüksek bir ders, bu da HL Biology ve HL Chemistry ile birleştiğinde zaman yönetimini zorlayabiliyor.
Internal Assessment’in research proposal formatında olması, bazı öğrenciler için “laboratuvar deneyimi eksikliği” hissi doğurabiliyor; ıslak lab isteyenler için bu bir eksi olabilir.
Genelde güvenli görülen kombinasyonlar, HL Biology + HL Chemistry ile birlikte IB Psychology’yi üçüncü HL ya da güçlü bir SL olarak eklemek şeklinde. Örneğin:
Türkiye hedefliyorsan, çoğu tıp fakültesi IB Diploma’yı kabul ederken yine de güçlü science profiline bakıyor; yurt dışı hedefliyorsan, Columbia University’nin Premedical Curriculum sayfasında vurgulandığı gibi, her okulun kendi course listesi ve beklentisi olduğunu akılda tutmak önemli.
Ayrıca IB Psychology’de Grade Boundary değerleri genelde makul görünse de, yüksek not için düzenli okuma ve essay pratiği şart, HL science dersleri ile yan yana alırken kendi çalışma disiplinini çok iyi tanıman gerekiyor.
Şimdi top sende; karar verirken kendine birkaç samimi soru sorman işini çok kolaylaştırır.
Önce hangi ülkede tıp okumak istediğini netleştir; ardından hedeflediğin okulların admission requirements sayfalarını tek tek kontrol et. Örneğin, pek çok Amerikan medical school, pre-med yıllarında belirli science derslerini bekliyor ve bu beklentiler Columbia veya UCSD gibi üniversitelerin pre-med rehberlerinde açıkça listeleniyor.
Bazı okullar Psychology’yi çok değerli bir ek sosyal bilim dersi olarak görüyor, bazıları ise dosyanda iki güçlü science görmeyi tercih ediyor. Bu tabloya bakarak, kendi hedeflerin için IB Psychology’nin “nice to have” mi yoksa “gereksiz risk” mi olduğuna daha net karar verebilirsin.
Kendine dürüstçe sor: Uzun akademik metin okumayı ve essay yazmayı seviyor musun, yoksa bundan sürekli kaçıyor musun? Research methods, statistics ve veri yorumlama fikri seni heyecanlandırıyor mu, yoksa sadece “puan için çekerim” dediğin bir yük gibi mi duruyor?
Zaten HL Biology ve HL Chemistry aldıysan, ekstra olarak HL ya da SL Psychology eklemek mental load açısından gerçekçi mi, haftalık çalışma saatine sığar mı? Okul dışı aktivitelerin, spor, müzik, kulüpler ve gönüllülükler ile birlikte bu yükü taşıyabileceğini düşünüyor musun?
Bu sorulara verdiğin cevaplar, ders seçimi ekranındaki tıklamadan çok daha önemli.
Eğer IB Psychology’yi almayı seçersen, bunu tüm başvuru stratejinle uyumlu hale getirmek büyük fark yaratır. Health psychology veya mental health içerikleriyle uyumlu hospital volunteering, mental health awareness projeleri, psikoloji veya bilim kulüpleri, hatta küçük research internships peşinde koşabilirsin.
Extended Essay ve Internal Assessment konusu seçerken, tıbbi ilgine dokunan başlıklar tercih et; örneğin kronik hastalıklarda treatment adherence, uyku düzeni ve akademik performans, ya da sosyal destek ve recovery süreçleri gibi. Personal statement ve interview’de, “IB Psychology’de yaptığım çalışmada…” diye başlayan somut hikayeler, motivasyonunu çok daha inandırıcı gösterir.
Kısacası, bu dersi sadece timetable’daki bir kutu olarak değil, tıp dosyanın merkezine bağlanabilecek güçlü bir tema olarak kullanabilirsin.
Ana soruya net bir cevap verelim: IB Psychology, tıp için core science dersi yerine geçmez, ama doğru kombinasyon ve iyi planlama ile dosyanı zenginleştiren çok değerli bir destek dersi olabilir.
Psikolojiye gerçekten ilgi duyuyorsan, aynı anda güçlü Biology ve Chemistry alabiliyorsan ve essay yazmaktan kaçmıyorsan, IB Psychology seni hem daha hazırlıklı bir tıp öğrencisine hem de daha empatik bir hekim adayına dönüştürebilir. Buna karşılık, science tarafında zaten zorlanıyorsan ve hedef ülkendeki okullar net biçimde iki science istiyorsa, Psychology’yi öncelik listende biraz geri çekmek daha akıllıca olabilir.
Son kararı verirken, hedeflediğin üniversitelerin resmi .edu uzantılı admission sayfalarını mutlaka incele, okul rehber öğretmeninle veya danışmanınla konuş ve kendi çalışma stilini gerçekçi biçimde değerlendir. Doğru planlama ile IB Psychology, transkriptindeki bir ders etiketinden çok daha fazlasına, tıp kariyerini taşıyan sağlam bir zihinsel ve etik altyapıya dönüşebilir.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and