IB ESS HL Environmental Ethics: Anthropocentrism, Biocentrism, Ecocentrism
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
IB programına yeni giriyorsun ya da 10. sınıftan 11’e geçerken seçim yapıyorsun, kafanda aynı sorular dönüyor: “IB English A: Literature için SL mi HL mi almalıyım?”, “Benim seviyem hangisine uygun?”, “Üniversite için HL şart mı?”, “HL’in iş yükü beni ezer mi?”.
2025’te de IB Diploma Programme yapısı aynı temel üzerinde duruyor; altı ders grubu, TOK, Extended Essay ve CAS, hepsi yerinde, sadece metin listeleri ve bazı ağırlıklar güncellenmiş durumda. English A: Literature hem SL hem HL düzeyinde hâlâ yoğun okuma, yazma ve tartışma isteyen bir ders olarak duruyor.
Bu yazıda, teknik detaylara boğulmadan, ama seni çocuk yerine de koymadan, SL ve HL arasındaki gerçek farkları, hangi profilde hangi seçimin daha mantıklı olacağını ve üniversite planlarınla bu dersi nasıl uyumlu hale getirebileceğini adım adım göreceksin.

Photo by Denys Mikhalevych
IB Diploma’da SL (Standard Level) ve HL (Higher Level), aynı dersin iki farklı yoğunluk seviyesi gibi düşünebilirsin. Diploma yapısında Extended Essay, Internal Assessment ve Grade Boundary gibi kavramlar her ders için geçerli, fakat HL’de beklenti seviyesi ve iş yükü hissedilir şekilde artıyor.
2025 syllabus çerçevesinde SL öğrencileri genelde yaklaşık 9 civarı edebi metin okurken, HL öğrencileri 12–13 civarına çıkan daha geniş bir reading list ile uğraşıyor. İki seviyede de şiir, roman, öykü ve tiyatro gibi türler var, ancak HL’de dönemler, üsluplar ve temalar daha karmaşık şekilde ele alınıyor.
Her iki seviye de ciddi çalışma gerektiriyor, ama HL’de ekstra bir yazılı görev olan HL Essay ve daha derin Individual Oral hazırlığı devreye giriyor; bu da hem zaman hem de enerji olarak seni daha çok zorlayabiliyor.
SL için kabaca 4–6 ana eser üzerinden ilerleyen, daha yönlendirmeli ve yapılandırılmış analizlerin yapıldığı bir profil düşünebilirsin. Derste öğretmenin “Bu sahnede yazar ne yapıyor, hangi teknik var, nasıl kanıtlayabiliriz?” gibi sorularla seni çekip çevirir.
Okuma ve yazma becerilerin iyi, fakat çok akıcı ya da ileri seviyede değilse, SL genelde daha yönetilebilir geliyor. Yine de SL’de hem Paper 1 (unseen text analysis) hem de Paper 2 (comparative essay) sınavlarına giriyorsun, sadece HL’deki gibi ekstra uzun bir HL Essay yazmıyorsun.
Bu yüzden SL, İngilizcesi sağlam olup, ama diğer derslere de ciddi zaman ayırmak isteyen, “hepsini HL yapamam” diyen öğrenciler için dengeli bir seçenek oluyor.
HL’de reading list doğal olarak genişliyor; 6’dan 12’ye kadar çıkan sayıda eser, farklı dönem ve kültürlerden metinler, daha deneysel şiirler ve karmaşık karakter kurguları ile uğraşıyorsun. Burada amaç sadece hikâyeyi anlamak değil, yazarın dili nasıl kullandığını, yapıyı nasıl kurduğunu ve bağlamın anlamı nasıl etkilediğini ayrıntılı incelemek.
HL Essay, 1200–1500 kelimelik, tek bir metne ya da metin çiftine odaklanan, akademik tonda bir yazılı çalışma. Ayrıca Individual Oral için HL öğrencilerinden daha tutarlı bir argüman kurmaları, seçtikleri global issue ile metinler arasında daha net bağlantılar göstermeleri bekleniyor.
Edebiyat okumayı gerçekten seviyorsan, metin üzerine düşünmekten sıkılmıyorsan ve yazı yazmaya ciddi zaman ayırmayı göze alıyorsan, HL senin için hem zorlayıcı hem de çok tatmin edici olabilir.
Paper’lar, sözlüler, essay’ler biraz kafa karıştırıcı görünebilir; ama hepsi temelde aynı şeyi ölçüyor: metni anlama, analiz etme ve fikrini açık, mantıklı bir şekilde ifade etme becerini.
SL ve HL, assessment yapısında büyük ölçüde ortak; sadece HL’yi daha yoğun yapan bir iki ek bileşen ve analiz derinliği var.
Paper 1, daha önce görmediğin bir ya da iki unseen text üzerinden literary analysis essay yazdığın sınav. Bu bir şiir, kısa öykü, roman pasajı ya da tiyatro sahnesi olabilir. Metnin dili, tonu, yapısı, anlatıcı seçimi gibi unsurlar üzerinden bir thesis cümlesi kurup paragraf paragraf kanıtlıyorsun.
Paper 2 ise önceden okuduğun iki eseri karşılaştırmalı şekilde yorumladığın comparative essay. Sana verilen soruya göre, örneğin “identity”, “power”, “memory” gibi bir tema etrafında iki metni yan yana getiriyorsun.
SL ve HL’de soru tipleri oldukça benzer, fakat HL öğrencilerinden daha derin karşılaştırma, daha esnek paragraf yapısı ve daha gelişmiş vocabulary bekleniyor. Bazı okullar, bu beklentileri açıkça gösteren IB Language and Literature değerlendirme rubriklerini kendi sitelerinde de paylaşabiliyor, örneğin bu rubrik sayfasında.
HL Essay, 1200–1500 kelimelik, evde uzun sürede hazırlanan bir academic essay. Genelde tek bir literary text ya da metin çifti seçiyorsun, belli bir odak sorusu üzerinden çok ayrıntılı bir argüman geliştiriyorsun. Alıntılar, yapı, bağlam ve stilden uzun uzun bahsetmen bekleniyor.
Individual Oral (IO) hem SL hem HL için var, fakat HL’de analiz düzeyi bir tık daha yüksek. Burada bir global issue (örneğin gender inequality, migration, censorship gibi), bir literary text ve bir non literary body of work arasında bağlantı kuruyorsun. 10 dakika civarı konuşma, ardından kısa bir soru kısmı var, bu yüzden bol prova ve iyi bir outline şart.
Internal Assessment, özellikle de Individual Oral, hem SL hem HL için toplam notunun önemli bir kısmını oluşturuyor. Öğretmenin bu performansı IB kriterlerine göre puanlıyor.
Grade Boundary, kısaca, topladığın ham puanın IB’nin 1–7 notlarına nasıl dönüştüğünü gösteren aralıklar. HL’de bazen aynı ham puanın SL’e göre farklı bir IB notuna denk geldiğini görebilirsin, çünkü analiz kalitesi ve dil kullanımı kriterleri daha sıkı uygulanabiliyor.
Kararı verirken sadece “arkadaşlarım ne seçti” ya da “öğretmenim HL dedi” demek pek sağlıklı olmuyor. İlgin, seviyen, diğer derslerin ve stres toleransınla uyumlu bir seçim yapman uzun vadede çok daha önemli.
Uzun İngilizce romanları okurken sayfaları ilerletmek sana keyif mi veriyor, yoksa bir bölümde bile boğuluyor musun, önce buna dürüst cevap vermen iyi olur. Yazarken grammar hataların çok fazlaysa ve düşüncelerini paragraflara düzenli aktaramıyorsan, HL tempo açısından seni yıpratabilir.
Temeli fena olmayan ama çok akıcı olmayan öğrenciler için SL daha güvenli bir alan sunuyor. Hem dili hem de literary analysis becerisi güçlü, zaten bol bol İngilizce okuyan ve yazan biriysen, HL o seviyeyi ileri taşıyacak güzel bir alan haline gelebiliyor.
Aynı anda HL Mathematics, HL Physics, HL Chemistry alıyorsan, haftalık programın zaten fazlasıyla dolu demektir. HL English A: Literature, düzenli reading, detailed note-taking, essay taslakları ve revision gerektirdiği için haftada birkaç saatlik net bir zaman dilimi istiyor.
SL bu açıdan biraz daha esnek, okunan metin sayısı az, yazılı görev sayısı daha sınırlı. Yine de “Zaten SL, son gece bakarım” dersen, Grade Boundary aralıklarının çok da affedici olmadığını sınav döneminde hissedebilirsin.
Humanities, English Literature, Comparative Literature, History, International Relations, Law gibi sözel ağırlıklı bölümlere gitmek istiyorsan, transcript’inde HL English A: Literature görmek admission komiteleri için güçlü bir sinyal olabiliyor. Pek çok üniversite, IB Higher Level dersler için ek kredi de verebiliyor; örneğin University of California sistemi, HL sınavlarını nasıl kredilendirdiğini resmi IB credits sayfasında açıkça anlatıyor.
Engineering ya da Computer Science gibi STEM ağırlıklı hedeflerin varsa, çoğu okul için SL English A: Literature gayet yeterli. Bazı üniversiteler sadece HL sınavlarına üniversite kredisi tanıyor, Standard Level için kredi vermiyor; buna örnek olarak UC Davis’in International Baccalaureate examinations sayfasını inceleyebilirsin.
Hedeflediğin okulların admission veya credit policy sayfalarına, özellikle .edu uzantılı resmi sitelere bakmak, kendi durumun için en net resmi bilgiyi verir.
Kendine şu soruyu sorman işe yarar: “Bu dersi sadece not ve üniversite için mi alıyorum, yoksa gerçekten metin okumayı ve tartışmayı seviyor muyum?” HL uzun vadeli motivasyon gerektiriyor; sadece dış baskıyla seçildiğinde 12. sınıfa gelmeden tükenmişlik hissi yaratabiliyor.
Karakter analizi yapmayı, tema tartışmayı, yazarın cümlelerle oynayışını incelemeyi seviyorsan, HL çoğu zaman yoğun ama çok keyifli bir yolculuğa dönüşüyor. İngilizceyi hayatında “zorunlu ders” olarak görüyorsan ve edebiyatla özel bir bağ hissetmiyorsan, dengeli bir SL seçimi seni daha mutlu edebilir.
IB English A: Literature seçimin, sadece iki yıllık bir ders tercihi gibi görünse de, Extended Essay, üniversite referansları ve uzun vadeli akademik yazma becerilerinle doğrudan bağlantılı hale gelebiliyor.
Extended Essay, IB Core içinde ayrı bir bileşen, ama konu seçimini English A ile uyumlu yapmak akıllıca bir strateji olabilir. HL alan bir öğrenci, gerçekten sevdiği bir yazar ya da metin üzerine EE yazarak hem HL Essay hem EE için yaptığı okumaları birbirini besleyen bir havuzda toplayabiliyor.
SL öğrencileri de English temalı bir EE yazabilir, bunun için HL olma zorunluluğu yok. Yine de, hangi seviyede olursan ol, üniversite sitelerinin research ve writing beklentilerini görmek için .edu uzantılı sayfaları incelemek, kafanda “Ben bu standarda ne kadar yakınım?” sorusuna netlik kazandırır.
Transcript’te HL etiketi görmek, özellikle sözel alanlara başvururken, “Bu öğrenci okuma ve yazma konusunda zor bir dersi tercih etmiş” mesajını verebiliyor. Bazı üniversiteler, HL English notuna göre IB credit de tanımlıyor; örneğin Ohio State University, HL ve SL arasındaki farkı IB credit sayfasında oldukça net biçimde açıklıyor.
Ancak düşük bir HL notunun, çok güçlü bir SL notundan her zaman daha iyi görünmediğini de unutmamak gerek. Admissions ekipleri sadece seviyeye değil, aldığın sonuca ve okul içi yorumlara da bakıyor; bu yüzden “HL olsun da nasıl olursa olsun” yaklaşımı riskli duruyor.
Her iki seviyede de critical thinking, close reading, academic writing ve public speaking becerilerin ciddi şekilde gelişiyor. SL sana sağlam bir temel, metinleri anlamlandırma ve fikir üretme alışkanlığı kazandırıyor.
HL ise özellikle uzun essay yazma pratiği, daha karışık metinleri çözümleme ve argümanını daha rafine ifade etme konusunda ekstra bir antrenman alanı sağlıyor. Birçok Amerikan üniversitesinin IB Higher Level sınavlarına verdiği krediler, örneğin UC kampüslerinde özetlenen IB credit and chart tablolarında görüldüğü gibi, bu becerilerin değer gördüğünü net biçimde gösteriyor.
Özetle, edebiyat okumayı seviyor, İngilizce yazı yazarken zorlanmıyor ve yoğun bir programa hazır hissediyorsan, HL English A: Literature hem akademik hem kişisel gelişim için çok iyi bir yatırım olabilir. Daha dengeli bir IB programı, daha az stres ve daha kontrollü bir iş yükü istiyorsan, güçlü bir SL seçimi hem not hem motivasyon açısından seni daha güvende tutar.
Karar vermeden önce English öğretmenlerinle, IB Coordinator ile ve mümkünse bu dersi bitirmiş mezun öğrencilerle konuşman çok yardımcı olur. Hangi seviyeyi seçersen seç, en önemli şeyin planlı, bilinçli ve istikrarlı çalışma olduğunu aklından çıkarmaman yeterli.
Bir ormanın kesilmesine “evet” ya da “hayır” demek kolay görünebilir, ama IB Environmental Systems and Societies (ESS) içinde önemli olan kararın kendisi değil, neden o
Bir nehri kirleten fabrikanın bacası sadece duman mı çıkarır, yoksa görünmeyen bir fatura da mı üretir? IB ESS’de environmental economics, tam olarak bu görünmeyen faturayı
Bir nehre atılan atık, bir gecede balıkları öldürebilir, ama o atığın durması çoğu zaman aylar, hatta yıllar alır. Çünkü çevre sorunları sadece “bilim” sorusu değil,
Şehirde yürürken burnuna egzoz kokusu geliyor, ufuk çizgisi gri bir perdeyle kapanıyor, bazen de gözlerin yanıyor; bunların hepsi urban air pollution dediğimiz konunun günlük hayattaki
Şehir dediğimiz yer, sadece binalar ve yollardan ibaret değil, büyük bir canlı organizma gibi sürekli besleniyor, büyüyor, ısınıyor, kirleniyor, bazen de kendini onarmaya çalışıyor. IB
IB ESS Topic 8.1 Human populations, insan nüfusunun nasıl değiştiğini, bu değişimin nedenlerini ve çevre üzerindeki etkilerini net bir sistem mantığıyla açıklar. Nüfusu bir “depo”
Bir gün marketten eve dönüyorsun, mutfak tezgahına koyduğun paketli ürünlerin çoğu, aslında üründen çok ambalaj gibi görünüyor. Üstüne bir de dolabın arkasında unutulan yoğurt, birkaç
Evde ışığı açtığında, kışın kombiyi çalıştırdığında ya da otobüse bindiğinde aslında aynı soruyla karşılaşıyorsun, bu enerjiyi hangi kaynaktan üretiyoruz ve bunun bedelini kim ödüyor? IB
Bir musluğu açtığında akan su, markette aldığın ekmek, kışın ısınmak için yaktığın yakıt, hatta telefonunun içindeki metal parçalar; hepsi natural resources (doğal kaynaklar) denen büyük
Gökyüzüne baktığında tek bir “hava” var gibi görünür, ama aslında atmosfer kat kat bir yapı gibidir ve her katın görevi farklıdır. IB Environmental Systems and